Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7595 E. 2025/9605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7595
Karar No
2025/9605
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2011/91 E, 2011/605 K., 2011/165 E, 2011/841 K. 2011/201 E, 2011/721 K., 2011/480 E, 2011/754 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi ve tasfiyesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılamalarında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2011, 12.12.2011 , 19.07.2011 ve 02.12.2011 tarihli kararları ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararların temyiz edilmeden kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 94660652-105-35-6441-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110301 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110301 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, her ne kadar sanığa yüklenen suçtan açılan kamu davaları üzerine, yapılan yargılamalar sonunda, ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Sanık hakkında anılan suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davaları üzerine, yargılamanın yapıldığı, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/91 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 03/11/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/01/2011 olduğu, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/165 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 07/12/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/01/2011 olduğu, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/201 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08/12/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/02/2011 olduğu, İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/480 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 13/12/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 11/04/2011 olduğu, Her dört suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi olan 03/01/2011 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan dört dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilerek yapılacak yargılama sonunda temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Sanığa atılı eylemlerin suç tarihi ve ele geçen eşyanın kaçak sigara olması yönüyle 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanunu'nun 8/4. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturduğu, anılan Kanun uyarınca temyiz hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığına temyiz incelemesine konu gerekçeli kararların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, dosya kapsamına göre Tarım ve Orman Bakanlığının açılan kamu davalarından ve kararlardan haberdar olmadığı, ayrıca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/201 E, 2011/721 K. sayılı dosyasında gıyabi kararın sanığın en son bildirdiği adreste tebliğe çıktığı, iade gelmesi üzerine MERNİS adresinde tebliği yerine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli olmadığı anlaşılmakla, kararların usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır. 2.5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükümlerin, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyalarının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7595, K. 2025/9605, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7595-e-2025-9605-k-cd649df53c92