Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2644 E. 2025/9606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2644
Karar No
2025/9606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/630 E., 2022/606 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet, zincirleme suça esas teşkil eden cezanın mahsubu, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 29.03.2012 tarihli kararın, 18.05.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 17.01.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına dair 24.06.2014 tarihli hükmün Dairemizde 27.04.2021 tarihinde incelenerek bozulmasına karar verilmesinden sonra yapılan yargılamada 22.09.2022 tarihli mahkûmiyet hükmünün taraflara usulüne uygun tebliği ile temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.03.2025 tarihli ve 94660652-105-71-2077-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49350 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49350 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu nazara alındığında; Dava konusu olayda suç tarihinin 12/02/2011 tarihi olduğu, iddianame düzenlenme tarihinin 11/05/2011 olduğu, sanığın yargılama esnasında savunmasının 22/02/2012 tarihinde alındığı ve zamanaşımı süresinin bu tarihte kesildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 18/05/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 17/01/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18/05/2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 17/01/2013 tarihleri arasını kapsayan sürede 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince zamanaşımı süresinin duracağı, sanık hakkında hükmün açıklandığı Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarihli ve 2014/135 esas, 2014/418 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesinde yer alan “Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir.” hükmü gereğince Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2014 tarihli mahkûmiyet kararı ile zamanaşımı süresinin kesildiği, bu kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27/04/2021 tarihli ilamı ile bozulmasını takiben yapılan yargılama sonucu Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2022 tarihli ve 2021/630 esas, 2022/606 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi sebebiyle zamanaşımı süresinin son kez kesildiği 24/06/2014 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 24/06/2022 tarihinde gerçekleştiği cihetle, hükmün açıklandığı ve mahkumiyet kararı verilen Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2022 tarihine kadar olan sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2021/630 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. meddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309/4 maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2644, K. 2025/9606, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-2644-e-2025-9606-k-22434d13d280