Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7433 E. 2025/1110 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7433
Karar No
2025/1110
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/337 E., 2022/619 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.10.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110353 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110353 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Sanığın eylemine uyan suç için 6831 sayılı Kanun'un 108/1 ve 108/3. maddelerinde öngörülen öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, sanığın savunmasının 23/09/2010 tarihinde alındığı, sanığın ilk kez mahkûmiyetine ilişkin İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/09/2010 tarihli kararının verilmesi ile zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/04/2013 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 15/05/2015 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, bu itibarla durma süresinin 2 yıl 1 ay 12 gün olduğu, Bu haliyle, İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/09/2010 tarihli ilk mahkûmiyet kararı ile hükmün açıklanarak kararın verildiği 19/07/2022 tarihi arasındaki 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımı süresinin durduğu 2 yıl 1 ay 12 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Kabule göre, 2-Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 27 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/11/2023 tarihli ve 2023/4648 esas, 2023/5027 Karar sayılı ilâmında '' 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek önceki hükümde değişiklik yaparak, açıklanması geri bırakılan hükümle birlikte ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulayarak hükümlü hakkında verilen cezada 1/4 oranında indirim yapılmasına ilişkin karar aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca Kanun yararına bozma talebinin kabulüne...'' şeklinde belirtildiği üzere, denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulanarak hükümlü hakkında verilen cezalarda indirim yapılmasına karar verilmesinde,isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan 2 ve 3 numaralı nedenler yönünden;

Bozma nedenine göre, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler bu aşamada inceleme dışında bırakılmıştır.

III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2.İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/337 Esas, 2022/619 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) ve (3) numaralı nedenler bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7433, K. 2025/1110, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7433-e-2025-1110-k-9a9f61cf88d8