Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/694 E. 2025/3087 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/694
- Karar No
- 2025/3087
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1118 E., 2016/1492 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili ile Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi ve kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerekirken hapis cezasının kısa süreli olduğu belirtilerek hak yoksunluklarına hükmolunmaması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün denetim süresine ilişkin 14. paragrafından "1 yıllık" ibaresi çıkartılarak yerine "1 yıl 3 aylık" ibaresinin eklenmesi, hükmün 17. paragrafı hükümden çıkartılarak yerine "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.