Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6556 E. 2024/11446 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6556
Karar No
2024/11446
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1059 E., 2024/1373 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; atılı suçu işlediği sabit olan sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; 27.10.2014 tarihinde tanık ...'nın, işyerine tamir amacıyla bırakılan plakası bulunmayan araçla ilgili ihbarda bulunması üzerine; kolluk tarafından yapılan araştırmada Fransa ülkesinden çalıntı kaydı ile arandığı tespit edilerek muhafaza altına alınan,.... plakalı 2011 model .... marka aracı, dava dosyası tefrik edilen sanık ...'ın, başka bir plaka takarak 16.09.2010 tarihinde Edirne Kapıkule gümrük kapısından kaçak olarak ülkeye soktuğu; söz konusu aracın, sanık ...'nin kardeşi olan temyiz dışı sanıklar ... ve ... aracılığı ile sanık ...'e satıldığı, sanık ...’ın kollukta, kardeşi olan sanık ...’in kimlik bilgilerini kullanarak, aracı sanık ...’den 9.000,00 TL bedelle satın aldığını beyan ettiği, bu şekilde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in atılı suçu işledikleri iddiası ile sanık ...’nin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, diğer sanıkların, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında özetle; suça konu aracı 9.000,00 TL vererek sanık ...’tan satın aldığını, sanık ...’in aracı, Fransa’da yaşayan kardeşi aracılığı ile yurt dışından getirdiğini, arızaları olduğu için uygun fiyata sattığını ve aracın evraklarını sonradan tamamlayacağını söylemesi üzerine, ona güvenerek suça konu aracı satın aldığını, aracın hırsızlık konusu ve kaçak olduğunu bilmediğini, kollukta, kardeşi olan sanık ...’in kimlik bilgilerini kullanarak ifade verdiğini beyan etmiştir. Temyiz incelemesi dışındaki sanık ... aşamalarda; uzun süre işyerinin karşısında arazide duran suça konu araçtan sanık ...’e bahsettiğini, sanık ...’ın aracı alıp götürdüğünü, kardeşi ...’ın Fransa’da yaşadığını, uçakla gelip gittiğini ve söz konusu araçla bir ilgisinin bulunmadığını, sanık ...’a 9.000,00 TL borcu bulunduğunu, araç satılırsa paranın borcundan düşüleceğini, sanık ...’tan araç için bir para almadığını, belirtmiştir. Tanık Ş. A. S. aşamalarda; suça konu aracın işyerinin önüne çekici ile getirilip bırakıldığını, getiren şahısları görmediğini, yalnızca telefonla görüştüğünü beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından 06.11.2023 tarihinde atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu kabul edilerek, sanık ...'in 4 yıl hapis ve 120.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan 06.11.2023 tarihli hükme yönelik katılan vekili ve sanık ...'in istinaf başvurusu üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde; olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in alıcı konumunda olduğu, aracı ticaret kastıyla aldığına veya millileştirmeye yönelik davranışlarda bulunduğuna ve üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden arınmış, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle sanığın beraatine karar verilmiştir. III.GEREKÇE Dosyası tefrik edilen sanık ... tarafından gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda getirilen dava konusu aracın, temyiz incelemesi dışındaki sanık ... tarafından 9.000,00 TL bedelle sanık ...'e kayıt dışı olarak satıldığı, sanık ... tarafından tanık Ş. A. S. nın işyerine bırakılan, bir takım parçaları arızalı ve noksan olan dava konusu aracı işyerinin önünce gören tanık Ş.A.S. nın ihbarı üzerine, Fransa ülkesinde çalıntı kaydı ile arandığı tespit edilerek muhafaza altına alınan olayda; Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında; sanık ...'ın yurt dışında yaşayan kardeşi tarafından getirildiğini, ithaline ilişkin evrakının sonradan tamamlanacağı söylediği suça konu aracı, sanık ...'e 9.000,00 TL vererek piyasa değerinin çok altında satın aldığını beyan etmesi, sanık ... da, araç nedeniyle para almadığını beyan etmiş ise de, gösterdiği suça konu aracı sanık ...'ın alıp götürdüğünü, araçtan elde edecekleri parayı...'a olan borcundan düşeceklerini beyan etmesi, yurda giriş kayıtlarının bulunmaması, suça konu aracın Fransa'dan çalındığının ve plakanın sahte olduğunun anlaşılması karşısında; gümrük kaçağı olduğunu bildiği suça konu aracı, piyasa değerinin çok altında bedelle satın alan sanık ...'in, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ticari kasıtla hareket ettiği anlaşıldığından, sanığın atılı kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik olarak katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6556, K. 2024/11446, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-6556-e-2024-11446-k-b56fc0adb5b9