Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5964 E. 2024/11675 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5964
Karar No
2024/11675
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2022/830 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil vasıtası atların tasfiye bedelinin irat kaydı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma Sanık ... hakkındaki hükmün kesinleşmiş olduğu cihetle dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin gerektiği belirlenmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Sanık ... Hakkında Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 Tarihli ve 2009/440 Esas, 2011/368 Karar Sayılı Kararı ile Verilen Hükmün Temyiz Edilmeden Kesinleştiği Gözetilmeden Mahkemece Yeniden Hüküm Kurulması Hukuki Değerden Yoksun Olup Verilen Karar Yok Hükmünde Kabul Edilerek; Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) kapsamında kalacağı, olay tutanağına göre sanıkların, hudut komutanlığı tarafından yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, İran sınırından beraberlerindeki kaçak eşyalar ve bunların taşınmasında kullanılan atlarla yurda yasa dışı giriş yaparken yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığı, her bir sanığın, dosya kapsamında aksine bir delil de bulunmadığından kendi taşıdıkları kaçak eşya miktarı ile sorumlu tutulabilecekleri, bu haliyle eylemlerinin münferit kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı, sanıkların bahse konu eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlendiği cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddeleri hükmü karşısında; sanıkların 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamındaki eylemlerinin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre zamanaşımı hususunun belirlenmesinin gerektiği, buna göre; suç tarihi olan 01.05.2009 tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının hüküm tarihinde gerçekleştiği anlaşılmış olup sanıklar hakkında zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, sanıklar tarafından suçun işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası atların tasfiye edilmemişlerse hak sahiplerine iadesine, tasfiye edilmişlerse bedelinin hak sahiplerine iadesine, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5964, K. 2024/11675, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-5964-e-2024-11675-k-e0c95c6263fd