Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/498 E. 2025/7943 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/498
Karar No
2025/7943
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1624 Değişik iş KABAHATLİ : ... Kiralık Vinç Nakliyat Turizm Tekstil İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İhracata konu bedelin yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un (1567 sayılı Kanun) 3/3. maddesine muhalefet etmekten dolayı kabahatli ... Kiralık Vinç Nakliyat Turizm Tekstil İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi hakkında, 11.550,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli ve 2021/1715 idarî yaptırım defter, 2021/1097 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/6911 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/1624 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.01.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2321 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2321 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...07/08/1989 tarihli ve 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk

Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ile 04/09/2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’in 12. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak çıkarılan 21/10/2021 yayım tarihli ve 650957 sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı İhracat Genelgesinin Ek-3 listesi ile Azerbaycan, Cezayir, Fas, Kazakistan, Mısır, Özbekistan, Tunus, Türkmenistan ve Ukrayna ülkelerine yapılan ihracat bedelinin yurda getirilmesinde gümrük beyannamesinde yer alan tutarın yüzde elli tasarruf serbestisi getirilmiş ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan" 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda kabahatin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan düzenleme uyarınca idari yaptırım uygulanması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında)(tebliğ no: 2018-32/48)'nin 3. maddesinde yer alan "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinde yer alan, "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Her ne kadar 25/06/2019 tarihli ve 19160400EX063528 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 435.000,00 Euro tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli şirket hakkında, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca uygulanan idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair karara karşı yapılan itirazın, kararın usul ve kanuna uygun olduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de; Dosya kapsamına göre, Gemlik Gümrük Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 25/06/2019 tarihli ve 19160400EX063528 sayılı gümrük beyannamesi incelendiğinde, kabahatli şirketin ihracat bedelinin 435.000,00 Euro olduğu, kabahatli vekili tarafından anılan idarî yaptırım kararına itiraz edilmesini takiben sunulan 10/12/2021 tarihli beyan dilekçesinde, kabahate konu ihracata ilişkin döviz bedelinin süresi içerisinde Türkiye'ye getirildiği beyan edilerek beyan dilekçesi ekinde buna ilişkin Halkbank A.Ş. tarafından düzenlenen 19/07/2019 tarihli ve 320.000,00 Euro tutarlı döviz alım belgesi suretinin ibraz edilmiş olduğu, ilgili bankanın 20/12/2021 tarihli yazı cevabı ekinde de anılan döviz alım belgesinin gönderildiği, kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 435.000,00 Euro'nun % 80'i oranındaki bedelin yani 348.000,00 Euro tutarındaki bedelin bir bankaya satılmasının zorunlu olduğu, kabahatli şirketin döviz alım belgesinde sabit olduğu üzere ihracat bedelinin 400.000,00 Euroluk kısmını süresi içinde yurda getirerek, 320.000,00 Euroluk kısmı için döviz alım belgesi düzenlendiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 35.000,00 Euro (435.000,00 euro ile 400.000,00 Euro arasındaki fark) eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu, İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Muteriz tarafından aşamalarda ileri sürülen beyanlarda, ihracat bedelinin tamamının yurda getirildiğini ifade edip buna ilişkin 3 farklı banka dekontu ibraz edilmiş ise de, ihbar yazısında dahi yurda getirilmeyen bedelin 35.000 Euro olduğu belirtildiğinden, ihracat bedellerinin tamamının yurda getirilip getirilmediği hususunda yapılacak araştırmanın sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma isteminde belirtilen döviz satış zorunluluğunun, muteriz hakkında idari yaptırım uygulanmasına karar verilen 1567 sayılı Kanun'un 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilinin unsurlarından biri olmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;

Gelir İdaresi Başkanlığının 23.08.2021 tarihli ve 653538 sayılı yazılarında, muteriz şirket tarafından 25.06.2019 tarihli, 19160400EX063528 sayılı ve 435.000 Euro tutarlı gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin bedelin 35.000 Euro'luk kısmının yurda getirilmediği belirtilerek hakkında işlem yapılması talep edilmiş ise de, kabahat tarihi itibarıyla Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)'nin "Terkin" başlıklı 10. maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, yurda getirilmediği belirtilen miktarın terkin sınırında kaldığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.03.2022 tarihli ve 2022/1624 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, muteriz hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli ve 2021/1715 idarî yaptırım defter, 2021/1097 sayılı idarî yaptırım

kararı ile uygulanan 11.550,00 Türk lirası idari para ceza kararının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/498, K. 2025/7943, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-498-e-2025-7943-k-185ef9cebf38