Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4752 E. 2025/4488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4752
- Karar No
- 2025/4488
- Karar Tarihi
KANUN İADESİ ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/919 E., 2023/1434 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.05.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/2073 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 22.12.2012, iddianame tarihinin 07.01.2014 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.12.04.2013 tarihinde sanığa ait iş yerinde 4.800 adet burj marka boş makaron, içi tütün ile doldurulmuş 20.600 adet burj marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 6.400 adet movi's marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 200 adet stadium marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 3.700 adet markasız makaron, 210 adet cigarette paper marka sigara sarma kağıdı ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ile kaçak eşyalar konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda sanığa ait iş yerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, bu nedenle hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen eşyaların dışındaki kargoda usulüne uygun yapılan arama neticesinde ele geçirilen suç konusu 60.000 adet burj marka boş makaron yönünden kaçak eşyaya mahsus tespit varakası alınarak sonucuna göre etkin pişmanlık ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Her ne kadar 12.04.2013 tarihinde sanığa ait iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen eşyalar yönünden mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmış ise de; sözü edilen eşyalar hakkında müsadere yönünden karar verilebilmesi açısından; sanığa ait iş yerinde ele geçirilen 4.800 adet burj marka boş makaron, içi tütün ile doldurulmuş 20.600 adet burj marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 6.400 adet movi's marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 200 adet stadium marka makaron, içi tütün ile doldurulmuş 3.700 adet markasız makaron, 210 adet cigarette paper marka sigara sarma kağıdından oluşan eşyaları ile yasal olarak onama neticesinde ele geçirilen 60,000 adet burj marka makaronun yabancı menşeili olup olmadıklarının tespiti hususunda alanında uzman bilirkişiden bu hususa temas eden ayrıntılı ve tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta yeniden bir rapor alınarak sonucuna göre müsadere kararının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik kovuşturma ile hüküm tesisi, 4. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2012/766 Esas, 2013/89 Karar sayılı 01.03.2013 tarihinde kesinleşen ilâmın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla; bahsi edilen ilâmla ilgili öncelikle 7242 sayılı Kanun'un 61. ve 62. maddeleri gereğince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık uygulanmasına engel olup olmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrasında hapis cezasının alt sınırının 6 ay olduğu gözetilerek, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili tüm hükümleri somut olaya uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan Kanun'un belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, karma uygulama yapılarak denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,24.03.2025 tarihinde karar verildi.