Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/8022 E. 2025/4809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/8022
- Karar No
- 2025/4809
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1997 E., 2024/1427 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, Kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; birleşen davada 27.11.2014 tarihli olay nedeniyle ele geçen eşyalar ile ilgili olarak Mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savıcı tarafından verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasanın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında ve anılan Kanun'un 148/4. maddesi uyarınca yüklenen suçun işlendiğine ilişkin Mahkeme huzurunda sanık ikrarının da bulunmadığı, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında birleşen dava kapsamında hukuka aykırı şekilde elde edilen kaçak eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek, sanık hakkında birleşen dava kapsamında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, ana dava kapsamında verilen mahkûmiyet kararı ile aralarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre ise; 1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 06.11.2013, 27.11.2013 yerine 06.11.2013 olarak gösterilmesi, 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin uygulanması sırasında uzun süreli hapis cezasının ertelenmiş olduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.