Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4375 E. 2025/13862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4375
- Karar No
- 2025/13862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/891 E., 2023/468 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; o yer Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 04.05.2023 tarihinde verilen hükme yönelik, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.05.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden O yer Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 04.05.2023 tarihinde verilen hükme yönelik, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.05.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık ... hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında; "625 gün" adlî para cezası yerine "750 gün" adlî para cezasına hükmedilerek, sanığın neticeten "12.500,00 TL" yerine "15.000,00 TL" adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkındaki hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; takdiri indirim uygulanmasına ilişkin bendinden "750" ibaresinin çıkartılarak yerine "625" ibaresinin eklenmesi, gün adlî para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin bendinden sırasıyla "750" ve "15.000" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "625" ve "12.500,00" ibarelerinin eklenmesi, hükmün vekalet ücretine ilişkin fıkrasından "sanıklardan eşit oranda" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanık ...'tan" ifadesinin eklenmesi suretiyle; sanık ... hakkındaki hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Sanık ...'ın yargılama konusu 05.06.2014 tarihli eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.03.2015 tarihi itibarıyla, temyize tâbi hüküm tarihinde, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkındaki hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak hüküm tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen asli zamanaşımı süresi gerçekleşmiş bulunduğundan ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.