Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4173 E. 2026/2067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4173
Karar No
2026/2067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/362 E., 2024/872 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraati, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/559 Esas, 2023/1547 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/5, 3/10, 3/10-son ve 3/23. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2, 53... . maddeleri gereği sanığın 1 yıl hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, sanığın hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

B.İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/362 Esas, 2024/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi, kaçakçılığa ilişkin söz konusu olayda verilen beraat kararının, kaçakçılık suçlarına eğilimin yoğun olduğu bölgede ceza ve caydırıcılık eksenli suç önleme etkisini de bertaraf etmekle birlikte devletin vergi kaybına ve haksız rekabete yol açtığına, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun gereğince hüküm kurulması gerekirken yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, Keşan Sulh Ceza Hakimliği'nin 30.12.2022 tarihli ve 2022/2699 Değişik İş sayılı arama el koyma kararına istinaden sanık ...'in damadı olan ..........isimli şahsın ......... mah. .............. cad. No:63/A sayılı adreste bulunan "..............." isimli işyerinde yapılan aramada, gazete kağıdına sarılı vaziyette suça konu toplamda 15 adet alkollü içki ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın olay tarihinde 15 şişe rakı aldığını ve bunları kendisinin tüketeceğini, ticaret kastının bulunmadığını, suçsuz olduğu yönündeki ısrarlı, aksi kanıtlanamayan savunmaları, ele geçirilen suça konu alkollü içkilerin miktarı, ele geçiriliş şekli, sanığın alkollü içkileri satarken yakalanmaması, satış tespitine ilişkin herhangi bir delilin bulunmaması karşısında içkilerin ele geçiriliş şekli ve yakalanan içki miktarına nazaran sanığın savunmasının aksine suça konu içkileri ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, bu gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.04.2025 tarihli ve 2024/10-360 Esas, 2025/151 Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." açık, amir hükmüne aykırı olarak, iş yerindeki aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş yasak delil niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanun'un 206/2-a bendinde de ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağı belirterek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının açıkça düzenlenmiş olması, aksi yönde bir uygulamanın izah edilen gerekçelerle Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına aykırı olacağının anlaşılması karşısında; iş yerindeki arama işleminin ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulünün gerektiği gözetilmeden, sanığın müsnet suçtan bu gerekçe ile beraati yerine, ele

geçen suça konu içkilerin kişisel kullanım miktarında olduğu gerekçesi ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4173, K. 2026/2067, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4173-e-2026-2067-k-b026cab78e39