Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/404 E. 2025/2001 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/404
- Karar No
- 2025/2001
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2022/746 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi, suçun işleniş biçimi, ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Dava konusu kaçak akaryakıt ile 31 E 3263 ve 31 F 1956 plaka sayılı araçların müsadere talebi hususunda mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5015 sayılı Kanun'un ek 5/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında verilen 13.02.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 18.05.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 02.10.2021 tarihinde yeniden suç işlediği, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından 20.10.2022 tarihinde hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-(c) maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediği tarih arasında zamanaşımının 3 yıl 4 ay 14 gün süre ile durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-(d) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.07.2010 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, ilk derece mahkemesince hükmün açıklanmasına karar verildiği 20.10.2022 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.