Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3908 E. 2024/7276 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3908
Karar No
2024/7276
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1692 E., 2023/2723 K. HÜKÜM : Gümrük İdaresinin istinaf başvurusunun reddine, sanık müdafiinin suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/33 Esas, 2020/162 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonra olduğundan istinaf incelemesine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 16.10.2023 tarihli ek kararının; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyizleri yönünden; sanık hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, kanun yoluna başvurma hakları olduğuna ve verilen ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; suçtan zarar giörmüş oldukları halde yargılamadan haberdar edilmeden yokluğunda karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; zamanaşımı nedeni ile düşme kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında lehe yasa hükümlerinin uygulanmamasına, beraat kararı verilmesinin gerekmesi ve seçenek yaptırımlar değerlendirilip, tartışılmadan, erteleme hükümleri dahi uygulanmadan mahkûmiyet hükmü kurulması nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi Gümrük İdaresinin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekili , Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında Uzunköprü 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/33 Esas, 2020/162 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonra verildiği anlaşılmakla istinaf incelemesine tabi olduğu gözetilerek Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 29.11.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suç tarihinin 10.02.2011 ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı alkollü içki olduğu dikkate alınarak sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı'na gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, 29.11.2011 tarihli hükme yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı'nın itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve infaz yönüyle zamanaşımını durdurmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen en son işlemin 16.06.2011 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren hüküm tarihi olan 24.02.2022 tarihinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/1692 Esas, 2023/2723 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekili , Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan açıklanan nedenlerle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye ve Ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii, şikâyetçi idare vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 17.09.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3908, K. 2024/7276, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3908-e-2024-7276-k-dd7dd8057361