Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11156 E. 2023/7820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/11156
Karar No
2023/7820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/602 E., 2015/881 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 Tarihli ve 2014/602 Esas, 2015/881 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl 15 gün denetim süresine tabi tutulmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Katılan ...'ye karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; 35.000,00 TL ve 31.795,00 TL lik senetlerde düzenleme yerinin olmadığı, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağına, katılanların beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanların sanığın şirketin temsilcisi olmadığını bildiklerine, katılan ...'nin abisinin hesabına bir kısım ödemenin yapıldığına, sanık hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine ve sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, Hedef.. Ltd. Şti de bölge sorumlusu olarak çalıştığı ancak imza yetkisinin olmadığı, katılanlardan aldığı borç karşılığında onlara senet düzenleyerek verdiği, bu senetlere de yetkisi olmamasına rağmen şirket kaşesini basarak şirketi de borçlu hale getirdiği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Katılan ... soruşturma aşamasında, 24.000,00 TL borç parayı elden sanığa verdiğini onun da senetleri yanında imzalayarak kendisine verdiğini, kendisinin şirket adına borçlanmaya ve senet imzalamaya yetkili olduğunu söylediğini, 4.000,00 TL ödeme yaptığını, mahkeme aşamasında da, sanığa borç verdiğini, onun da şirket adına senet vereceğini ve şirket adına borç almaya vermeye yetkili olduğunu söylediğini, şirketi aradığında sanığın böyle bir yetkisi olmadığını öğrendiğini, 22.000,00 TL lik senedi sonradan aldığını beyan etmiştir. 3. Katılan ..., sanıkla aynı yerde çalıştığını, sanığın para verdiği takdirde bu parayı işletip kendisine kar payı da vereceğini söylediğini, 15.000,00 TL para verdiğini, sanığın şirkette yetkili olup olmadığını, kaşeyi kullanma yetkisinin bulunup bulunmadığını bilmediğini, borcunu ödemediğini ve kendisine 13.01.2012 tarihinde dava konusu 35.000,00 TL değerindeki senedi imzalayarak verdiğini, mahkemede ise parça parça borç verdiğini, borcu ödemeyip oyalamaya başladığında önceden hazırladığı ve çalıştıkları şirketin kaşesi olan senedi verdiğini, zararının karşılanmadığını söylemiştir. 4. Dosya arasında bulunan kriminal rapora göre, 35.000,00 TL değerindeki senet üzerinde şirket kaşesi üzerinde bulunan imzaların şirketin yetkilisi ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. 5. Sanık soruşturma aşamasında, 2012 yılında indirimli ürün alıp satarak para kazanmak istediğini, parası olduğu için katılan ...'den 35.000,00 TL borç aldığını, karşılığında senet verdiğini, senet üzerine şirketin kaşesini bastığını ancak bunu adresini belirtmek amacıyla yaptığını, kesinlikle şirketi borçlandırmak amacıyla yapmadığını beyan etmiş, mahkemede ve yazılı savunmalarında, katılan ...'den değişik zamanlarda toplam 20.000,00 TL borç aldığını, 16.000,00 TL yi parça parça ödediğini, hatta bir kısmını katılanın abisinin hesabına gönderdiğini, katılan ... ile aynı yerde çalıştıkları için katılanın kendisinin şirketi temsile yetkili olmadığını bildiğini, kendi adına senet düzenlediğinden haberdar olduğunu, adresi belirginleştirmek için kaşeyi kullandığını, yine katılan ...'den 24.000,00 TL borç aldığını, karşılığında 31.795,00 TL lil senedi verdiğini, sonra yine 4.000,00 TL aldığını, bunun için de 22.000,00 TL tutarında senet verdiğini beyan etmiştir. 6. Mahkemece 31.795,00 TL lik senet duruşmaya getirtilerek incelenmiş, senette düzenleme yeri ve adresin olmadığı belirtilmiş, 22.000,00 TLlik senedin incelenmesinde de senedin yasal unsurlarının tam olan bir senet olduğu belirtilmiştir. 7. Mahkemece, sanık ve katılanlar beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığın, düzenlediği senetlere, yetkisi olmamasına karşın çalıştığı şirketin kaşesini basarak, bu şirketi de borçlu hale getirdiği olayda, senetlerden bir tanesinde düzenleme yerinin olmadığı, ancak diğer senetlerin düzenleme yerinin mevcut olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak, katılanların aşamalarda değişen beyanları ile sanığın suça konu senetleri, katılanlardan borç aldığı esnada mı yoksa borç aldıktan daha sonraki bir zamanda mı düzenleyerek verdiğinin anlaşılamaması karşısında, katılanların yeniden ayrıntılı beyanları alınarak bu hususun açıklığa kavuşturulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken bu husus tespit edilmeden hükümler kurulması, 2. Kabule göre de; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 Tarihli ve 2014/602 Esas, 2015/881 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 Tarihli ve 2014/602 Esas, 2015/881 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11156, K. 2023/7820, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-11156-e-2023-7820-k-5d1c4ca3dc7a