Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3556 E. 2024/11490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3556
Karar No
2024/11490
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2936 Değişik iş SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.04.2022 tarihli ve 2021/102451 soruşturma, 2022/43512 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın mercii İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/2936 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44292 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/44292 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "...Müşteki vekilinin 24/06/2021 havale tarihli dilekçesinde özetle, müşteki şirketin yapımcısı olduğu ''.....'' isimli dizinin şüphelinin yetkilisi olduğu ..... Telekomünikasyon Anonim Şirketine ait ''..... TV'' isimli dijital platform üzerinden izinsiz olarak yayınlandığını iddia ettiği somut olayda, söz konusu yayınların sözleşme kapsamında bulunduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturma yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71/1. maddesi gereğince, "Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. '' şeklindeki düzenleme gereğince; Dosya kapsamına göre somut olayda, şüphelinin savunmasında, maillerde geçen görüşmelere göre izin aldıklarını düşünerek eseri yayınladıklarını belirtmiş ise de; müşteki şirket ile şüphelinin yetkilisi olduğu şirket arasında adı geçen dizinin yayınlanmasıyla ilgili yazılı sözleşmenin bulunması gerektiği, taraflar arasında imzalanan yazılı sözleşmenin de bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir 27. Noterliği tarafından düzenlenen 11/03/2021 tarihli tespit tutanağı da gözetilerek bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5846 sayılı Kanun'un 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki "71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde soruşturmaya yer olmadığı kararı verilir." şeklindeki düzenlemeye göre; şikâyetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli belgeleri ibraz edemediği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine konu kararın sonucu itibarı ile yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3556, K. 2024/11490, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3556-e-2024-11490-k-d214f4263624