Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2707 E. 2026/5445 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2707
Karar No
2026/5445
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/191 E., 2023/1431 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen suça konu eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/7. maddesinde "İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Kanun koyucu anılan maddenin birinci cümlesi bakımından ithali kanun gereği yasak eşyayı ithal eden (yurda sokan) kişinin, eşyanın ithalinin yasak olduğunu bilmesi şartını aramadığı gibi ticari amaç koşulunu da aramamaktadır. Anılan maddenin ikinci cümlesi bakımından ise, bir şekilde yurda sokulmuş ithali kanun gereği yasak eşyayı satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişinin cezalandırılabilmesi için, eşyanın ithalinin kanun gereği yasak olduğunu bilmesi şartına bağlamış olup, burada da ticari amaç koşulu aranmamaktadır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; suç tarihinde sanığın yurda girişinde sanıktan 2 adet uyuşturucu hap ele geçirildiği ve ele geçirilen uyuşturucu maddenin ithalinin kanun gereği yasak olduğu cihetle, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/7. maddesinin birinci cümlesinde "İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi gereğince hüküm tesisi,

2.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin; "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." şeklinde düzenlendiği gözetilerek, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/7. maddesinde kapsamında kaldığı ve bu itibarla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığa verilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,

3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/7. maddesi gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratının yapılmaması,

4.Suça konu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2707, K. 2026/5445, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-2707-e-2026-5445-k-1b7668fdbacc