Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2467 E. 2024/9532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2467
Karar No
2024/9532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/242 E., 2023/436 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; sigaraları kendi ihtiyacı için aldığına, ticari amacının olmadığına, zamanaşımının dolduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, oluşturulan kontrol noktasında durdurulan sanığın kontrolündeki araçta, arka koltuk üzerindeki siyah poşetler içerisinde gümrüklenmiş değeri 46.683,93 TL olan 633 karton sigara ele geçirilmiş ve sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; arkadaşları ile birlikte kiraladıkları araçla kaçak sigara almak için Doğubayazıt'a gittiklerini, dönerken arkadaşlarının önden başka bir araçla gidip yolda kontrol olduğunda kendisine haber verdiklerini, ancak sonuçta yakalandıklarını ve pişman olduğunu belirterek suçlamayı kabul etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın kontrolündeki araçta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve sanığın ikrarı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. İddianamede davaya konu kaçak eşyaların müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi, bu yapılırken de suça konu eşyanın tamamının müsaderesi gerekirken yalnızca numune alınanların müsaderesine karar verilmesi ve uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinin gösterilmesi gerekirken, suça konu eşyanın müsaderesinde uygulama yeri olmayan, 54. maddenin birinci fıkrasının da gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 E., 2014/171 K. ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 E., 2017/272 K. sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmekte olup, Temyiz incelenmesine konu dosyada suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 29.05.2014 olduğu, Dairemizce aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/378 Esas, 2022/219 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 08.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 15.05.2014 olduğu, yine Dairemizce aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/29 Esas, 2021/439 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.03.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 29.04.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2467, K. 2024/9532, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-2467-e-2024-9532-k-40ceb914dccb