Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/195 E. 2024/11133 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/195
- Karar No
- 2024/11133
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/264 E., 2022/390 K. SUÇTAN ZARAR GÖRENLER: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Mehmet Emin Kavak SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2020/264 E., 2022/390 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124251 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124251 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesinde yer alan “Bu Kanunun 56'ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” ve 56/4. maddesinde yer alan "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.'' şeklindeki düzenlemeler gereğince, müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında adına GSM abonelik sözleşmesi düzenlettiren sanığın eyleminin, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 63/10-2. fıkrasında yaptırıma bağlandığı ve öngörülen ceza miktarının elli günden yüz güne kadar adli para cezası olduğu, bu maddeye göre üst sınırdan ceza tayin edilip 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 Türk Lirası üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 Türk Lirası adli para cezasını geçemeyeceği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek 5809 sayılı Kanun'un 56/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 63/10-1. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2020/264 E., 2022/390 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.