Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1710 E. 2024/5753 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1710
Karar No
2024/5753
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/254 E., 2023/935 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Yapılan İncelemede Sanık ...'a ait ... isimli iş yerinde katılan meslek birliklerinin hak sahibi olduğu ... isimli sanatçının ... isimli müzik eserinin bar kısmında bulunan televizyon aracılığıyla umuma iletildiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık ...'ın iş yerinde yapılan müzik yayınını müşterilerine dinletmekten ibaret olan eyleminde fonogram yapımcısı ve icracı sanatçılar yönünden mali hakların ihlalinden bahsedilemeyeceği kabul edilmek suretiyle beraat kararı verildiği, katılanlar vekilinin temyizi üzerine anılan hükmün “Sanığın kollukta alınan savunmasında bilgisayar ortamında müzik yayını yaptıkları yönünde beyanda bulunduğu, iş yerinde yapılan tespit sonucu düzenlenen tutanak ve bilirkişi raporunda ise müzik yayınının televizyon aracılığıyla yapıldığının belirtilmesi karşısında, müzik yayınının ne şekilde yapıldığının tespiti açısından, sanığın savunması alınarak maddi gerçeğin araştırılması ve hukuki durumunun tespiti gerekirken, savunması alınmadan eksik kovuşturmayla yetinilerek beraat kararı verilmesi” gerekçesi ile bozulduğu, yapılan yargılamada sanığın suçlamaları kabul etmeyerek işletmenin eşi ...’a ait olduğunu, kendisinin suça konu işletmede kabare yaptığını ileri sürmesi ve suça konu iş yerinin çalışma ruhsatının ... adına düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine yerel Mahkemece yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle beraat kararı verilerek, ... hakkında gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, katılanlar vekilinin temyizi üzerine ... hakkında dava açılması halinde sanık hakkındaki iş bu dava ile birleştirilip, Dairemizin bozma ilâmında belirtilen hususlar da araştırılarak delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulması üzerine, ... hakkında kamu davası açılarak her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebi ile dosyaların birleştirildiği anlaşılmakla, olay tutanağı, tutanak tanığının beyanı, olayın diğer sanığı ...'ın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Yapılan İncelemede Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 05.10.2012 olan suç tarihinden sanık hakkında düzenlenen iddianame tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. II. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık hakkında kurulan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜŞMESİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1710, K. 2024/5753, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-1710-e-2024-5753-k-3b58dac7b2fd