Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1429 E. 2026/3044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1429
- Karar No
- 2026/3044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/552 E., 2023/1774 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilâmında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adlîye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adlîye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adlîye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adlîye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adlîye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adlîye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."
Bu nedenle İzmir Bölge Adlîye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 11.01.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 10.01.2023 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz Mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek İzmir Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/552 Esas, 2023/1774 Karar sayılı mahkûmiyete dair kararı, Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.10.2021 tarihli ve 2020/265 Esas sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/552 Esas, 2023/1774 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adlîye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.