Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9731 E. 2024/9571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9731
- Karar No
- 2024/9571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/55 E., 2022/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yönünden; suça sürülenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettikten sonra alınan savunmalarında müdafii talebinin bulunmadığını beyan ettiği cihetle; baro tarafından atanan müdafiinin hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve re'sen gözönüne alınacak nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi Yönünden Suça sürülenen çocuğun Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.12.2019 tarihli bozma ilâmı sonrasında alınan savunmalarında müdafii talebinin bulunmadığını beyan ettiği ve savunma tarihlerinde 18 yaşını ikmal ettiği gözetilerek; suça sürüklenen çocuk adına hükmü temyiz eden baro tarafından atanan müdafiinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Olay tarihinde kararı önleme araması uyarınca yolcu otobüsünde bulunan suça sürüklenen çocuğa ait bavul içerisinden 400 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında; Mersin ilinde hammaliye işlerinde çalıştığını, Mersin'de bir bahçede tanımadığı birinin bir valiz uzattığını, içerisinde elbise olduğunu, İzmir'de bulunan oğluna bu valizi ulaştırması karşılığında 80,00 TL verebileceğini söylediğini, bunun üzerine valizi alıp Mersin ilinden otobüs ile İzmir'e hareket ederken Turgutlu 'da kolluk görevlilerince durdurulduğunu, bagajda yapılan aramada valizin içerisinde kaçak sigara bulunduğunun anlaşıldığını, ancak valiz içerisinde kaçak sigara olduğundan bilgisinin olmadığını söylediği görülmüştür. Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında CIF değerinin 474,00 TL, gümrük vergileri toplamının 1.804,29 TL ve gümrüklenmiş değerin 2.368,29 TL olduğu ancak; dosyada bulunan 31.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen sigaraların CIF değerinin 308,00 TL, gümrük vergileri toplamının 1.794,06 TL olduğu bildirilerek, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun valizinden 400 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçmesi ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğa yapılan ödeme ihtarında Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası ile bilirkişi raporun arasındaki çelişki giderildikten sonra tespit edilen gümrüklenmiş değerin iki katından suça sürüklenen çocuk tarafından yatırılarak dosyaya makbuzu sunulan 308,00 TL çıkartılarak geriye kalan tutarı hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi yerine bilirkişi raporunda bildirilen vergiler toplamının iki katını ödemesi halinde cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 2.Adli sicil kaydı bulunmayan ve savunmalarında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanığa bozma ilamı sonrası kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderildikten sonra tespit edilen vergiler toplamından yatırılan 308,00 TL'nin mahsubu ile kalan tutarın bildirilmesi yerine; mahkemece 13.04.2021 tarihli duruşmada kamu zararı olarak bildirilen bilirkişinin bildirdiği CIF değeri olan 308,00 TL tutarını ödeyip makbuzu sunan suça sürüklenen çocuğa 23.02.2022 tarihli duruşmada bilirkişi raporunda bildirilen vergiler toplamının iki katını ödemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceğinin bildirilmesi suretiyle yanıltılması ve hakkında zararı gidermediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 51/7. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirildiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtaratlarında uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine aykırı davranılması 4.Suça konu eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suça sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde 1, 2, 3 ve 4 numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.