Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9611 E. 2024/240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9611
Karar No
2024/240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/572 E., 2021/32 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/108 Esas, 2016/315 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak motorinin müsaderesine, nakil araçlarının iadesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanıkların ve Gümrük İdaresinin nakil araçları ile sınırlı temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2020 tarihli ve 7-2016/251423 sayılı yazısı ile, 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıklar lehine olması nedeni ile dava dosyası mahkemesine iade edilmiştir. 3.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak motorinin müsaderesine, nakil araçlarının iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran nakil araçları hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanıklar sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'nin sürücüsü olduğu aracın kaza yapmış vaziyete olduğu, diğer sanıkların da kaza yapmış olan aracın yanında bulunduğu ve kaza yapmış araçtan dökülen bidonları olay yerindeki diğer araca yükledikleri görülmekle olay yerinden 42 bidon içerisinde 2880 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ... aşamalardaki savunmasında dava konusu motorini diğer sanıklarla birlikte çiftçilikte kullanmak için aldıklarını, araç kaza yapınca öncülük yapan diğer araca aktardıklarını beyan etmiştir. Sanıklar ... ve ... ise aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'nin kaza yaptığını görünce yardım ettiklerini, motorinin kaçak olduğunu bilmediklerini beyan ederek, atılı suçu kabul etmemişlerdir. 3.Dosyada mevcut KTÜ-YUAM analiz raporuna göre ele geçen motorinin ulusal marker seviyesi geçersiz, uçucu beyaz ürün ile tağsiş edilmiş ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu tespit edilmiştir. 4.Sanıklara etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanık ... tarafından gümrüklenmiş değerin iki katı tutar ile kamu zararının toplamı olan tutarın ödendiği, buna ilişkin 14.10.2020 tarihli tutanağın dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar celsede makbuzdaki tutarı birlikte ödediklerini, ödeme hususunda hataya düştüklerini, gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ayrı ayrı ödeme gücü bulunmadığını beyan etmişlerdir. Sanıklar ... ve ... etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediklerini, tutarın iadesini talep ettiklerini beyan etmiş ve gümrüklenmiş değerin iki katı tutar sanık ...'ye iade edilmiştir. 5.Dosyada mevcut ... varakasındaki gümrüklenmiş değerin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır. 6.İddianame ile müsaderesi talep edilen bidonları taşırken kaza yapan nakil aracının sanık ... adına tescilli, 2006 model, Ford Transit açık kasa kamyonet olduğu, diğer aracın ise ... adına tescilli 2012 model Ford marka kamyonet olduğu anlaşılmıştır. ... malen sorumlu sıfatıyla ifadesinde; aracı karpuz, soğan satmak için sanıklar ... ve ...'ya verdiğini, kaçak motorin taşındığından haberi olmadığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Araçlarının İadesi Kararlarına İlişkin Temyizi Yönünden Dosyada mevcut ... varakası ile tespit edilen kaçak eşyanın değeri ile nakil araçlarının değeri nazara alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nakil araçlarının müsaderesinin hakkaniyete uygun olmadığı, araçların müsaderesi için şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla, nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına dair mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir. B. Sanık ...'nun Temyizi Yönünden Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık etkin pişmanlık için ödeme gücü bulunmadığını ve yararlanmak istemediğini beyan ettiğinden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Sanıklar ... ve ...'in Temyizi Yönünden 1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı, savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ettiği anlaşılan sanıkların gümrük vergilerini ödeyerek kamu zararını giderdiklerine ilişkin makbuzu dosyaya sundukları ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettikleri cihetle, hapis cezasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, 2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "15.07.2014" yerine "17.07.2014" olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Araçlarının İadesi Kararlarına İlişkin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararında sanıklar ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Sanık ...'nun Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ...'in Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi. (K.K.D) KISMÎ KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanıklar ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Yerel Mahkemenin 07.01.2021 tarih ve 2021/32 K. sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir. Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 11.01.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9611, K. 2024/240, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-9611-e-2024-240-k-9141b030c635