Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9198 E. 2023/10187 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9198
- Karar No
- 2023/10187
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2023/19 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2013/1002 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL ve gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanık Hüseyin Tente hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2020/4141 Esas, 2022/8721 Karar sayılı ilamıyla; Gümrük idaresi vekilinin münhasıran beraat kararına yönelik temyizi bakımından; hükmün onanmasına, Sanık ...'nin temyizi bakımından; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün sanık yönünden lehe sonuç doğurmaya elverişli olması, adli para cezasının taksitlendirilmesinde taksit aralığının gösterilmemesi nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/389 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL ve gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu gümrük kaçağı cep telefonlarının müsaderesine, kayıtlı olduğu anlaşılan iki adet cep telefonunun sanığa iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; suça konu cep telefonlarının kayıtsız olduğunu bilmediğine, suç kastının olmadığına, hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, kayıtlı olduğu tespit edilen cep telefonlarına 9 yıl önce elkonulduğuna bu yönden de zararı olduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 08.11.2012 tarihinde, mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanık tarafından işletilen Özgür iletişim adlı işyerinde yapılan aramada gümrük kaçağı cep telefonları ele geçirilmiştir. 2. Dosya kapsamında yer alan BTİK raporu ve gümrük müşaviri bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, ele geçirilen 42 adet cep telefonunun 2 adedinin sistemde kayıtlı olduğu, 40 adedinin ise gümrük kaçağı olduğu tespit edilmiştir. 3. Sanık bozma ilamı öncesinde alınan savunmasında suçunu ikrar etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında önceki beyanını tekrarla gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödeyemeyeceğini, maddi durumunun ... olmadığını beyan etmiştir. 4. Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrasında mahkemeye gelen sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 veya 1/3 indirim yapılacağının, kamu zararı olan gümrük vergilerinin ödemesi halinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanabileceğinin, ilgili miktarların açık şekilde ihtar edildiği, usulüne uygun bildirime rağmen sanığın ödeme yapmadığı anlaşılmıştır. 5. Dosyada yer alan ... varakasının raporlardan önce 42 adet cep telefonu üzerinden düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu sebeple Mahkemece 13.09.2014 tarihli uzman bilirkişi raporununda yer alan CİF ve gümrük vergileri üzerinden gümrüklenmiş değerin esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. 6. Dava konusu eşyanın suç tarihinde gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda hafif değerde kabul edildiği anlaşılmıştır. 7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE Tebliğnamede belirtilen görüşler yönünden; 1. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyma kararı verildiği, Mahkemenin basit yargılama usulünün uygulanmama nedenine gerekçesinde yer verdiği ve gerekçenin uygun olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Sanığa bozma ilamı sonrasında esas mahkemesince 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci cümlesi kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 veya 1/3 indirim yapılacağının ihtar edildiği, yapılan bildirim yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Dosyaya sonradan alınan ek bilirkişi raporu içeriğinin yetersiz olduğu, 13.09.2014 tarihinde alanında uzman gümrük müşaviri tarafından düzenlenen detaylı bilirkişi raporunun içeriği yeterli görülmekle, Mahkemece söz konusu rapor esas alınarak 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. A. Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, yakalanış şekli, sanık savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların ticari miktar ve mahiyette olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/389 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Suça konu gümrük kaçağı 40 adet cep telefonunun 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/389 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, Hükmün müsadereye ilişkin (2) numaralı kısmında yer alan "54 üncü maddesinin birinci fıkrası" ibaresinin çıkarılarak, yerine gelmek üzere "54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.