Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8856 E. 2026/6360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8856
- Karar No
- 2026/6360
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/728 E., 2022/1423 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
21.11.2013 tarihinde, sanığa kargo ile kaçak sigara geleceği ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerinin, sanık kargoyu teslim aldıktan sonra herhangi bir arama kararı olmadan kargoda yaptıkları aramada 380 karton ... kaçağı sigarayı ele geçirdikleri olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; 1.Sanık hakkında belirlenen temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanunu) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanmadan alt sınırdan hüküm kurulduğu ve dava konusu eşyanın değerinin "normal" olduğu da gözetilerek; buna göre, suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince hüküm kurulması yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi yollamasıyla 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 21.11.2013 tarihli eylem için sanığın yukarıda izah edilen gerekçe ile beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle yazılı şekilde fazla ceza tayini,
3. 21.11.2013 tarihli eylem sebebiyle sanığın beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle; 5607 sayılı 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde yer alan hükümlerin uygulanması bakımından sanığa yalnızca 12.12.2013 tarihli eylem yönünden ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde soruşturma aşamasında usulüne uygun biçimde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmaması sebebiyle 1/2 oranında indirim yapılacağı hususunun ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 21.11.20 13... .12.2013 olarak gösterilmesi yerine sadece 12.12.2013 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.