Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/409 E. 2026/6347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/409
- Karar No
- 2026/6347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/738 E., 2021/701 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 18.07.2013, 05.09.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Zincirleme suç kapsamında kalan eylem yönünden 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) eşyanın değerine ilişkin lehe hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından, dosya kapsamındaki Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit varakalarına göre ele geçen kaçak eşyalara ilişkin gümrüklenmiş değerlerden en yüksek olanının esas alınarak eşyanın “hafif” veya “normal” değer sınırında kalıp kalmadığının belirlenmesi, buna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın tüm eylemlerine ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle Yargıtay denetimine imkân verece şekilde uygulanacak Kanunun tespit edilmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanığın zincirleme suça konu 18.07.2013 tarihli eyleminin bireysel kaçakçılık; 05.09.2013 tarihli eyleminin ise toplu kaçakçılık niteliğinde bulunduğu gözetilmeden; 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca belirlenen toplu kaçakçılık cezası farkının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uygulanması sırasında bireysel kaçakçılık niteliğindeki eylem yönünden temel ceza belirlenip toplu kaçakçılık nedeniyle belirlenen cezaya eklenmesi ve buna göre lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu ana ve birleşen dosyalardaki kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin toplam tutarının iki katı kadar tutar bildirilerek Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, birleşen dosyadaki kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ve uygulanacak indirim oranı bildirilmeden ihtarat yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.