Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8007 E. 2023/9898 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/8007
Karar No
2023/9898
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/873 E., 2021/73K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde, 04.12.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 07.03.2013 tarihinde kesinleştiği akabinde sanığın 19.01.2016 tarihinde işlediği suç nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli 2018/248 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği neticeten 5 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın nüsaderesine karar verilmiştir 2.Anılan kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 05.06.2020 tarihli ve 2019/328 Esas, 2020/1497 Karar sayılı kararıyla; 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 ünü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma kararı üzerine 03.11.2020 tarihli birleştirme kararlarıyla 28.05.2011 tarihli eyleme ilişkin dava dosyasının 10.05.2011 tarihli eyleme ilişkin ana dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır. 28.05.2011 tarihli eyleme ilişkin dava dosyasının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2019/16679 Esas, 2019/11190 Karar sayılı ilamıyla 10.05.2011 tarihli eylem açısından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu nedeniyle bozulduğu anlaşılmıştır. 4.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu davalar birleştirilerek İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli 2020/873 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği neticeten 1 yıl 15 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ''5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen düzenleme sebebiyle yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağından sonuç cezanın mahkemenin 2014/436 Esas sayılı dosyasında 5 ... hapis ve 80 TL adlî para cezası, mahkememizin 2018/248 Esas sayılı dosyasında 5 ... hapis ve 80 TL adli para cezası olarak karara bağlandığı, her iki dosyanın işbu dosya üzerinde birleştirilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü madde hükümlerinin uygulandığı göz önüne alınarak önceki dosyalarda verilen toplam ceza miktarı olan 10 ... hapis ve 8 gün adlî para cezası olarak belirlenmesine'', hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyizi istemi, cezanın alt sınırdan verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve hakkında beraat kararı verilmesi taleplerine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz istemi, kurum lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği sebebi ile sınırlıdır. III.OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre sanığın; -10.05.2011 tarihinde elindeki poşette 14 karton kaçak sigara ele geçtiği, -28.05.2011 tarihinde elindeki poşette 7 karton kaçak sigara ele geçtiği belirlenmiştir. 2.Sanığın her iki olaya ilişkin alınan savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. 3.Sanığa ana ve birleşen dosyalarda dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerlerinin 2 katı tutarın bildirilerek usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadığı tespit edilmiştir. 4.Sanığın ana ve birleşen dosyalardaki vergi zararlarını ödediği ve ayrıca 608,83 TL ve 310,44 TL olmak üzere iki ayrı ödemede daha bulunduğu tespit edilmekle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması halinde bu ödemelerin dikkate alınması gerekmektedir. IV.GEREKÇE 1.7242 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa 28.05.2011 tarihli eyleme ilişkin ve lehe olan ... varakasındaki 415,44 TL gümrüklenmiş değer ile, 10.05.2011 tarihli eyleme ilişkin ve lehe olan bilirkişi raporundaki 771,51 TL olan gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katı üzerinden hukuki sonuçları ile indirim oranının 1/2 olarak bildirilip Olay ve Olgular 4 nolu bendinde belirtilen ödemeler mahsup edilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerekirken, yazılı şekilde 10.05.2011 tarihli eyleme ilişkin gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın ve 1/3 indirim oranının bildirilmesi suretiyle uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği belirlenen cezadan öncelikle aynı maddenin yirmiikinci fıkrasına göre indirim yapılıp, sonrasında belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre artırım uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın önceki dosyalarda verilen toplam ceza miktarı olan 10 ... hapis ve 160,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 10 ... hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Açılan davaların niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu halde suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin katılmasına karar verilerek Tarım ve Orman Bakanlığı yerine Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli 2020/873 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8007, K. 2023/9898, T. 09.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-8007-e-2023-9898-k-b1bfdb8daa25