Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/763 E. 2024/8147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/763
- Karar No
- 2024/8147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/65 E., 2021/753 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında erteleme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. II. GEREKÇE Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/8389 Esas, 2020/18155 Karar sayılı ilâmı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına dair hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, katılan Gümrük İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 20.10.2012 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde.... plaka sayılı araç ile Irak ülkesinden Türkiye'ye çok sayıda faturasız, gümrük kaçağı cep telefonu getirildiği bilgisinin elde edildiği, suça konu aracın aynı gün saat 23.20 sıralarında Silopi İlçesi girişi İpekyolu üzerinde bulunan Türk Petrol yakınında park ettiğinin tespit edilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa alt kısımlarına siyah poşetler içerisinde gizlenmiş vaziyette faturasız, gümrük kaçağı eşyaları, aracın kupa kısmında ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda, eşyaların kendisine ait olmadığını, olay günü yük götürmek için Irak'a gittiğini, Irak'ta daha önce tanımadığı Irak vatandaşı bir şahsın kendisine telefonları verdiğini ve "bunları Türkiye'ye götür, ben senden alacağım, Türkiye'ye bu şekilde eşya götürmek suç değil" dediğini, karşılığında da 1.000,00 TL para aldığını beyan etmiştir. 2.Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. 3.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın maddi durumunun iyi olmadığı için ödeme yapamayacağını söylediği anlaşılmıştır. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 5.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" ve "Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" karar verilmesi yerine gümrük kaçağı eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasından müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/65 Esas, 2021/753 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından "sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına" dair ifadenin çıkartılarak yerine “24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ibaresi ile hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.