Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7610 E. 2026/5742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7610
- Karar No
- 2026/5742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/435 E., 2022/252 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı kararları doğrultusunda; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ...'un Temyiz İstemleri Yönünden 1.Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan kontrolde sanık ...'un karar tarihinde Şırnak Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmasına rağmen, duruşmadan vareste tutulmak istediğine dair talebi olmadığı, mahkemece de bu yönden bir karar verilmediği halde son celseye çağrılmayarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle;
Soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanıklar ... ve ...'a kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemeleri halinde cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, tebligat yoluyla yapılan ihtarlarda ödeme halinde cezalarında yapılacak indirim oranının belirtilmemesi ve sanıkların hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânları bulunduğu halde, sanıklara ödeme için duruşma gününe kadar süre verilmesi suretiyle, sanıklara etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi ve sanık ...'un tebligat tarihinde Şırnak Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunması nedeniyle etkin pişmanlık ihtaratına ilişkin tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19. maddesine göre cezaevi müdürü ya da memurları vasıtasıyla yapılması gerekirken aynı Kanun'un 20. maddesine göre sanığın eşine tebligat yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar ... ve ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.