Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7144 E. 2023/11407 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7144
- Karar No
- 2023/11407
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/121 E., 2022/1651 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2012/935 Esas, 2013/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2014/24473 Esas, 2015/19867 Karar sayılı ilamıyla; sanığın temyizde düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen, suç tarihi 20.03.2012, iddianame düzenlenme tarihi 10.04.2012 olan dosyasının işbu dosyası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. 3. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2017 tarihli ve 2015/1527 Esas, 2017/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası , 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 1 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suça esas teşkil eden 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasının mahsup edilerek netice itibarıyla 3 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2018/6796 Esas , 2020/18558 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, Kabule göre de, zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra kesinleşen cezanın netice cezadan mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken netice cezadan düşülerek karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2021/121 Esas, 2022/1651 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suça esas teşkil eden 10 ... hapis ve 1 gün karşılığı adlî para cezasının mahsubuna, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; ... lehine vekalete hükmedilmesine, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, gümrüklenmiş değerin iki katını 29.11.2021 tarihinde ödediğine etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 26.03.2012 tarihinde kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında pazar yerinde sanık tezgahta 19 paket gümrük kaçağı sigara satarken yakalanmıştır. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında suça konu sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar etmiştir. 3. Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarı yapılmadığı, bozma ilamı sonrasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranda indirim yapılacağı ihtarının sanığa yapılması gerekirken, sanık müdafiine 1/3 indirim oranı bildirilerek ihtarat yapılmış ise de, bildirilen meblağın ödendiği ve 29.11.2021 tarihli ödeme makbuzunun dosyada yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Suç tarihinde dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif değerde kabul edildiği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olduğu saptanmıştır. 5. Mahkemece yapılan bildirim üzerine, sanığın zincirleme suça esas teşkil eden ve Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2021/1346 Esas, 2022/1088 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması yapılarak kesinleşen 10 ... erteli hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, kararın itiraz edilmeksizin 11.10.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Anılan dosyada hükümlünün 90 günlük sürede etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; her ne kadar işbu dosya kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödenmiş ise de Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere ,zincirleme suça ilişkin gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ödenmediği cihetle, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması mümkün olmadığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yakalanış şekli, sanığın ikrar niteliğinde savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin ticari olduğu, bu hususun Mahkemenin gerekçesinde değerlendirildiği, sanık hakkında dosya kapsamına uygun tüm lehe hükümlerin değerlendirildiği anlaşılmakla yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2021/121 Esas, 2022/1651 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkındaki mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine, 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinin sanık lehine uygulanması gerekçesiyle bozulması yerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Sanık hakkında 26.03.2012 tarihli eylemi nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 3/5,10,10-son cümlesi uyarınca cezalandırılmasına, 20.03.2012 tarihli eylemi nedeniyle kesinleşen hüküm dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nu 43 üncü maddesi uyarınca cezadan artırım yapılarak sonuç itibariyle 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen 10 ... hapis ve 20,00 TL adli para cezasının mahsubuna, kesinleşen eylem yönünden etkin pişmanlık için ödenmesi gereken paranın ödenmemesi nedeniyle sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmesi üzerine, sanık yargılamaya konu 26.03.2012 tarihli eylemi nedeniyle suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı 29.11.2021 tarihinde ... Hazinesine yatırılarak makbuzu dosyaya ibraz etmiştir. Yerel mahkeme, kesinleşen hükümde belirlenen gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmediği gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden sanığın yararlanamayacağına hükmetmiştir. Ancak 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanı 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12 nci maddede “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı ... Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının b bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” hükmünü getirmek suretiyle derdest olan dosyalarla kesinleşen hükümler yönünden ikili bir düzenlemeye gitmiştir. Y ani kesinleşen hükümlerde 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinden yararlanmak için yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hükümlüye 90 günlük bir başvuru zorunluluğu getirmiş iken derdest dosyalar yönünden karar verilinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı paranın ... Hazinesine ödenmesi halinde sanığın 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinden yararlanması sözkonusu olacaktır. Dosyada, kesinleşen eylem yönünden Yasada öngörülen 90 günlük sürede etkin pişmanlıktan yararlanmak için sanığın başvuruda bulunmadığı, yerel mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında da 90 günlük yasal sürede başvuruda bulunmayan ve ödeme yapmayan sanık hakkında da 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesi sanık lehine uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 gün, 2012/108 karar; 28/02/2012 gün, 2012/58 karar nolu ilamlarında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na hakim olan ilke gerçek içtima olduğundan, bunun sonucu olarak, “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” söz konusu olacaktır. Nitekim bu husus Adalet Komisyonu raporunda da; “Ceza hukukunun temel kurallarından birisi, ‘kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır’ şeklinde ifade edilmektedir. Bunun istisnaları, suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında, işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Böylece verilen her bir ceza, bağımsızlığını koruyacaktır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kuralın istisnalarına ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “suçların içtimaı” bölümünde, 42 (bileşik suç), 43 (zincirleme suç) ve 44 üncü (fikri içtima) maddelerinde yer verilmiştir. Ceza hukukunda yasadaki suç tanımına uygun olarak gerçekleşen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluşturur ve fail kaç netice meydana getirmiş ise o kadar suç işlemiş sayılarak her birinden dolayı ayrı ve bağımsız cezalandırılır. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiş olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla neticenin meydana gelmesine karşın faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri de zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken, yasanın öngördüğü miktarda bir artırım da yapılması söz konusudur. Zincirleme suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” biçiminde düzenlenmiştir. Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. Dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında, her bir suç yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği sonucu çıkmaktadır. Kaldı ki 7242 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesindeki değişiklik ve geçici 12 nci madde düzenlemesinde derdest dosyalar ile kesinleşen hükümlerde farklı düzenleme yapılmıştır. İnceleme konusu dosyada, uyarlama yargılamasına konu kesinleşen eylemde sanık etkin pişmanlık hükümlerinden yasal zorunluluğu yerine getirmediği için yararlanamamış ve ceza da ona göre belirlenmiştir. Derdest dosyada süresi içerisinde gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ... Hazinesine yatıran sanığın 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinden yararlandırılmaması ceza miktarı yönünden sanık aleyhine sonuç doğuracaktır ki bu da Ceza Hukukunun temel ilkelerine (sanık lehine yorum) aykırılık oluşturacaktır. Sanığın iki kez yararlandırılmaması etkin pişmanlık kurumunun düzenlenme mantığına da aykırıdır. Kanun Koyucunun zincirleme suçlarda kesinleşen ve derdest eylemler yönünden etkin pişmanlık konusunda bir düzenleme yapmaması da sanık lehine bir durumdur. Uyarlama yargılamasındaki usul hükümleri ile derdest dosyalardaki uygulanması gereken usul hükümleri de farklıdır. Tüm bu açıklamalar ışığında, sanığın derdest eylem yönünden suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı ... Hazinesine yatırması nedeniyle lehine 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesinin uygulanması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.20.12.2023