Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6619 E. 2024/6497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6619
- Karar No
- 2024/6497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2306 E., 2022/389 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma sonrası verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık ...’ın, işyerini işletmediğine, annesi sanık ... tarafından işletildiğine, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sabıkası bulunmaması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Sanık ...’a ait tütüncü dükkanında kaçak sigara satıldığı bilgisi üzerine, 28.04.2016 tarihinde, arama kararına istinaden, hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'ın kendisinin işlettiğini, oğlu olan sanık ...’ın yardımcı olduğunu beyan ettiği işyerinde yapılan aramada, masanın çekmecesindeki, altı değişik markadaki toplam 44 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık ... aşamalardaki savunmasında; suça konu sigaraların ele geçirildiği işyerini önceden kendisinin işlettiğini, kazanç elde edemeyince kapatmak istediğinde annesine devir ettiğini, işyerini annesi ...’ın işlettiğini, işyeri ve sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, bozma öncesinde istinaf incelemesinde; işyerini annesine devir etmeden önce kaçak sigara sattığını, devir ettikten sonra zaman zaman annesine yardım etmek için işyerine gittiğini, kaçak sigaradan haberi bulunmadığını, bozma sonrasında ise, beraatine karar verilmesini istediğini, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödediğini beyan etmiştir. Sanık ... aşamalardaki savunmasında; suça konu sigaraların ele geçirildiği işyerini önceden oğlu olan sanık ...’ın işlettiğini, daha sonra kendisinin devir aldığını ve kendisinin işlettiğini, oğlunun işyeri ve sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, bozma öncesinde istinaf incelemesinde; sigaraları içmek amacıyla bulundurduğunu, oğlu sanık ...’un akşam saatlerinde işyerine gelerek, kapatmak için yardımcı olduğunu, suç tarihinden sonra da işyerini oğlu ...’un çalıştırdığını beyan etmiştir. Sanık ... tarafından dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödediğine ilişkin ödeme makbuzu dava dosyasında mevcuttur. Olay tutanağı, savunma ve bilirkişi raporuna göre, suça konu sigaraların kaçak olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından, sanık ... hakkında her ne kadar atılı suçtan kamu davası açılmış ise de, sanığın suça konu eşyanın ele geçirildiği işyerini kendisinin işletmediğini savunması, işyeri kaydı ve vergi levhasının bulunmadığı, arama kararı doğrultusunda işyerine arama için gidildiğinde işyerinde diğer sanık ...'ın hazır bulunduğu, işyerini kendisinin işlettiğini ve suça konu sigaraları da kendisinin aldığını belirtmesi karşısında, sanık ...'ın atılı suça iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği sanık hakkında beraat hükmü kurulduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın olaydan sonra aynı iş yerinde kaçak sigara yakalattığı, her iki sanığın birlikte dava konusu iş yerini çalıştırdıkları ve kaçak sigara ticareti ile uğraştıkları kabul edilmek suretiyle, sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 16.11.2021 tarihli ve 2021/5458 Esas, 2021/15091 Karar sayılı bozma ilamı üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın lehe Kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. Olay tutanağı içeriği, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilenler dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve aynı maddenin onuncu fıkrası gereği mahkumiyetine karar verilmesi sırasında, bu hükümlere atıf yapan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verileceği de gözetilerek, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/2306 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hükmün (2) numaralı bendinde "...5607 sayılı Kanunun..." ibaresinden sonra gelmek üzere "...3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanunun...." ifadesinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasında hapisten çevrilme adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinden "...taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsiline," kısmının çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.