Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/635 E. 2024/8911 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/635
Karar No
2024/8911
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/379 E., 2020/279 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa alt sınırdan ceza verilip indirim yapılarak adlî para cezasına çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, suç konusu yerin babasından kaldığına, 2/B kapsamına alındığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın kardeşinin şikâyeti üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman alanına zeytin fidanları dikildiğinin görüldüğü ve sanığın zeytin ağaçlarını kendisinin kullandığını beyan etmesi üzerine suç tutanağı düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, suça konu yeri kullanmadığını, kardeşinin kullandığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Tutanak tanığı tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin amenajman planı ve memleket haritasına göre orman sayılan yerlerden olduğu ve eski açma olduğu tespit edilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun' un 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun' un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Sanık hakkında neticeten adlî para cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması, 4. 5237 sayılı Kanun'un 52/4 üncü maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi yerine yazılı şekilde infaz yetkisinin kısıtlanması, 5. Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki zeytin ağaçlarının 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/635, K. 2024/8911, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-635-e-2024-8911-k-db05de003f19