Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6141 E. 2023/6369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6141
- Karar No
- 2023/6369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2022/3 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/221 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrilen 7.300,00 TL ve doğrudan hükmedilen 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/3931 Esas, 2021/5766 Karar sayılı ilâmıyla; " 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğundan" bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/273 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararı ile sanığına marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrilen 7.200,00 TL ve doğrudan hükmedilen 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suça konu eşyaları kendisinin satın almadığına, unsurları yönünden oluşmayan suç nedeniyle ceza verildiğine, bozma sonrası uzlaştırma için çıkarılan tebligatın kızına yapılıp, kızının bu tebligatı söylemeyi unuttuğu için uzlaşma görüşmelerine gitme imkânı olmadığına, re'sen gözetilecek nedenlerle hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan şirket vekili 27.01.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Aslı Alışveriş Merkezi isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Dilekçesi ekine o iş yerinden satın aldığını beyan ve iddia ettiği bir adet taklit ürün numunesi ile 14.01.2015 düzenleme tarihli 3,00 TL tutarındaki satış fişini delil olarak sunmuştur. 2.Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.01.2015 tarihli ve 2015/452 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda vergi levhası sanık adına kayıtlı olan iş yerinde 29.01.2014 günü sanığın yeğeni olan Muharrem Özbay hazır bulunduğu halde yapılan aramada; oyuncak reyonundaki sepet içerisinde toplam beş adet Pepee markalı balon ve oyuncağa el konulmuştur. 3.Sanık savunmalarında; suça konu ürünleri yeğeni olan Muharrem'in aldığını, Muharrem'e bu ürünler sakıncalı olabilir, aldığın kişiye iade et dedikten sonra ertesi gün iş yerinde arama yapıldığını, bu ürünlerin teşhirde olmayıp sepet içerisinde bulunduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Dosyada mevcut 26.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, marka taklidi yapılmış ürünler olduklarına, katılan şirket adına tescilli 2009 08967 numaralı markanın iktibas yolu ile taklit edildiğine ve eylemin marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir. 5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/7117 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkemece, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezası paraya çevrilirken, bir yılın 365 gün yerine 360 gün olduğu kabul edilerek 7.300,00 TL yerine 7.200,00 TL adlî para cezasına hükmedilmişse de; bu husus aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 29.01.2015 tarihli arama ve elkoyma tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın suça konu taklit markalı ürünleri satışa sunduğu hususunun sabit olduğu gözetilerek; suçun sübutuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca sanığın adresine çıkarılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/273 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.