Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4597 E. 2025/3892 K. – İzin Tecavüzü
Konu: İzin Tecavüzü
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4597
- Karar No
- 2025/3892
- Karar Tarihi
- Konu
- İzin Tecavüzü
B O Z M A Ü Z E R İ N E D U R U Ş MA TALEPLİ MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/299 E., 2020/197 K. SUÇ : İzin tecavüzü HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarına göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 318/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Sanığa isnat edilen izin tecavüzü suçunun yaptırımının, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-b maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olduğu gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkındaki 07.02.2014 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolmadan incelemeye konu 06.11.2020 tarihli mahkûmiyet hükmünün zamanaşımı süresini kestiği, suç tarihleri olan 14.08.2010-12.08.2013 tarihinden itibaren ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamede yer alan davanın düşürülmesine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 07.08.2010 tarihinde saat 08.00'de gönderilmiş olduğu dağıtım izninden 14.08.2010 tarihinde saat 08.00'e kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 12.08.2013 tarihinde yakalandığı, savunmasında beyan ettiği hususların askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkân bulunmadığı göz önüne alındığında Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtları ve dosyadaki mevcut evraklardan, Bozkır Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/149 Esas, 2020/118 Karar sayılı dosyasında sanığın 27.10.2013 tarihinde işlediği firar suçundan yargılandığının ve hakkında 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin, dolayısıyla aynı sanık hakkında farklı suç tarihleri ve farklı eylem nedeniyle dava açılıp karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafiin bir suçtan iki kez ceza yaptırımı olamayacağına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi itibarıyla sırf askeri suç olan izin tecavüzü suçundan dolayı hükmedilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım tedbirine çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden 14.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 23.06.2016 kabul tarihli 6722 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un 47/A maddesi, aynı Kanun'un 11. maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un Ek 8/1-A ve 14. maddesi ile değişik 353 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesinde yer alan düzenlemelerin yürürlükte bulunmadığı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinde yer alan diğer koşulların karar yerinde tartışılarak hükmolunan cezanın ertelenip ertelenmeyeceğine, seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, "yasal imkansızlık" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2. (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/692 Esas, 2015/698 Karar sayılı bozma ilâmına konu (Kapatılan) Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.02.2014 tarihli ve 2013/1485 Esas, 2014/37 Karar sayılı kararında sanık hakkında izin tecavüzü suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlenerek neticeten 6.000,00 TL. adli para cezasına hükmedildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada önceki hükmün sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması 3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın izin tecavüzünde bulunduğu tarihleri kapsayacak biçimde "14.08.2010-12.08.2013" olarak gösterilmesi yerine "14.08.2010" olarak gösterilmesi, 4. Sanığın 12.08.2013-13.08.2013 tarihleri arasında gözaltında, 23.08.2013-25.10.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi gereğince cezasından mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.