Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/448 E. 2025/11139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/448
- Karar No
- 2025/11139
- Karar Tarihi
K A N U N İ A D E S İ Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1183 E., 2021/874 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/422 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararının sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2020 tarihli ve 7-2016/98214 sayılı yazısı ile Kanun değişikliği nedeniyle dosyanın mahalline iadesi üzerine yapılan yargılamanın uyarlama yargılaması vasfında olmadığı ve hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğiyle sınırlı olduğu anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi ile sanık müdafiin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede, Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin 15.06.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, yargılaması devam eden Bursa 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/586 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 27.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.11.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, kovuşturma aşamasında ise suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmesi gerekirken, Mahkemece gümrüklenmiş değerinin iki katının ilk duruşma gününe kadar ödenmesi halinde verilecek cezada indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılarak ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.Kararın mahiyeti gereği malen sorumlu lehine vekâlet ücreti verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4.07.05.2015 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki yolcu otobüsünde usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, zulalı bölmede toplam 1.404 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde yer alan; ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme ile 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b maddesinde yer alan; "Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması" şeklindeki düzenleme gereği kaçak eşyanın miktar veya hacim bakımından nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı ve nakil aracının suç tarihindeki piyasa değeri konusunda bilirkişi raporu aldırılmasına ve dava kapsamında beyanına başvurulmayan malen sorumlu ...'ın dinlenilerek iyi niyetli olup olmadığı tespit edildikten sonra aracın müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde aracın iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.