Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4351 E. 2024/9053 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4351
Karar No
2024/9053
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/827 E., 2021/630 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi, suça sürüklenen çocuk hakkında gümrüklenmiş değer göz önüne alınarak cezada indirim yapılıp verilen hapis cezasının ertelendiğine ve kurumları lehine vekâlet ücreti verilmemesine ilişkindir.

II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 17.02.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerinin iki adet valizle yolda giden suça sürüklenen çocuktan şüphelenmesi üzerine Kars 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/109 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden valizlerde yapılan aramada, toplam 73 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak; 1.Nüfus kaydına göre 20.03.1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 24.06.2021 tarihli hüküm celsesinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılmakla, duruşma celsesinin aleni olarak açılmasına karar verilmesine rağmen gizli duruşmaya devam olunduğu belirtilmek suretiyle çelişkiye neden olunması,

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilme zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi,

3.Suça sürüklenen çocuk hakkında temel ceza olarak belirlenen 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasından 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereği 1/2 oranında arttırım yapılması sırasında ''1 yıl 6 ay hapis ve 7 gün adlî para cezasına'' hükmedilmesi gerekirken mahkemece gün adlî para cezasına hükmedilmemesi,

4.Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılması sırasında "6 ay 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezasına'' hükmedilmesi gerekirken mahkemece gün adlî para cezasına hükmedilmemesi,

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmolunması yerine 500,00 TL dilekçe yazım ücretine hükmolunması,

6.Yapılan yargılama giderlerinin "suça sürüklenen çocuktan tahsiline'' karar verilmesi yerine ''sanıktan tahsiline'' karar verilmesi,

7.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4351, K. 2024/9053, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-4351-e-2024-9053-k-48ba04e5e19f