Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4164 E. 2026/6556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4164
Karar No
2026/6556
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1492 E. 2021/1022 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında belirlenen temel cezada adli para cezası yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak hüküm kurulduğu gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 3. maddenin 5., 10., 23. fıkra

hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı tatbiki sonrası ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin kıyaslama yapılmaksızın ve karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmında, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmuş olsa da eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, dolayısıyla 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına engel nitelikte kaçakçılık suçundan mükerrir olduğunun kabul edilemeyeceği cihetle, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun') 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Dosya kapsamında iki sanık bulunmasına rağmen, katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine "sanıktan" alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4164, K. 2026/6556, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-4164-e-2026-6556-k-b70182efe700