Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3567 E. 2025/1903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3567
- Karar No
- 2025/1903
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E. 2021/1712 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî bozma Sanık ...'nın temyiz isteğinin süresinde olmadığı, Sanıklar ..., ... ve katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ...'nın Temyizi Yönünden Sanığa 08.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.02.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Katılan ... İdaresi vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 09.10.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III-Sanıklar ... ile ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Sanıkların ve Katılan ... İdaresi vekilinin Temyizi Yönünden Sanık ...'a ilişkin, 17.07.2013 suç tarihli eyleme dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/431 Esas sayılı dosyasında 16.09.2021 tarihinde, 10.03.2013 suç tarihli eyleme dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/234 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/234 Esas sayılı dosyasında ise 01.10.2021 tarihinde işbu dosya ile birleştirme kararı verildiği halde; Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/234 Esas sayılı dosyasının dosya arasına alınmadığı anlaşılmakla, birleşen dosyalardaki eylemler yönüyle sanık ... hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla, etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapılması halinde sanıkların cezasında yarı oranda indirim yapılacağının ihtarı yerine oran belirtmeksizin ihtarat yapılması ve suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın hüküm verilinceye kadar ödenmesinin ihtarı yerine duruşma gününe kadar ödenmesinin ihtarı suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanıklara, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep edip etmedikleri sorularak, talep etmeleri halinde; karar yerinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/6. maddesinin (b) bendinde düzenlenen subjektif şarta ilişkin bir değerlendirme de yapılmadığı nazara alınarak; sanık ...'nun dosyada mevcut KEMT varakası uyarınca kurum zararı olan vergiler toplamını ödediği, buna ilişkin 17.05.2021 tarihli makbuzun dosyada mevcut olduğu, iştirak halinde işlenen suç neticesinde oluşan kamu zararının giderilmiş olduğu, ödenecek kamu zararı da bulunmadığı cihetle; kamu zararının ödenmemesi şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıklar ... ile ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.