Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/252 E. 2025/685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/252
- Karar No
- 2025/685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2021/180 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin "pek hafif" olması sebebiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis ve 38 tam gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verildiği halde herhangi bir indirim yapılmadan aynı cezaya hükmolunması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan sanığın mahkemesinde alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan etmesine rağmen, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içerdiği ve sanığa soruşturma aşamasında 14.09.2014 tarihinde alınan ifadesinde kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının belirtilmemesi nedeniyle yapılan ihtarın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla; kovuşturma aşamasında sanığa yapılacak ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi gerektiği halde sanığın savunmasının alındığı 15.04.2021 tarihli talimat duruşmasında ve sanığın yüzüne okunan talimat evrakında sanığa yapılacak indirim oranının belirtilmemesi ve sanığa bu miktarı ödeyebilmesi için "1 aylık kesin süre" süre verilmesi karşısında, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanıp, hukuki sonuçları ile sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme yapması halinde doğacak hukuki sonuçlar mevzuata uygun olarak sanığa bildirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 4.Suç konusu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5. Mahkemece bozma sonrası dosya yeniden esasa kaydedilip yargılamaya başlanıldığı hâlde, bozma kararına uyulup uyulmayacağı yönünde olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.