Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1950 E. 2024/5647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1950
Karar No
2024/5647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/988 E., 2021/1821 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı; sanık ... katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yerel Mahkemenin ilk kararı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, hükmün temyizi üzerine araç hakkındaki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.05.2020 tarihli ve 2019/3704 Esas, 2020/3834 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verildiği cihetle, sanık hakkındaki cezanın bozulması üzerine yapılan yargılama sonrasında araç hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmadığına, eşyanın değerinin fahiş olduğu kabulüyle cezada yapılan indirimin hukuka aykırı olduğuna, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık müdafiin temyiz sebepleri; arama işleminin hukuka aykırı yapıldığına, sanığın ülkeye kaçak yollardan eşya sokmadığına, sanığın suça konu eşyayı kendi ihtiyacı için aldığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Irak'tan Türkiye'ye giriş yapmak üzere Habur İkinci Hudut Bölük Komutanlığı arama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan arama sonucunda, 155 karton kaçak sigara ile 96 kutu kaçak viskinin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; suça konu eşyaları satacağını, sigaraların kaçak olduğunu bildiğini, viskilerin kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve Sanık Müdafiin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Sanığın suç tarihinde Irak'tan Türkiye'ye sevk ve idaresindeki araçla gelirken gümrük sahasına girmeden yapılan arama neticesinde aracında suça konu kaçak eşyaların ele geçirilmesi karşısında, henüz gümrük sahasından geçmeyen sanığa beyanda bulunma imkanının tanınmaması nedeniyle suçun icra hareketlerinin gerçekleşmediği gibi 5607 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi gereğince kaçakçılık suçları ile ilgili yapılacak aramanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılacağı, 5607 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine göre de gümrük görevlilerinin arama yapma yetkisinin gümrük salonları ve gümrük kapıları ile sınırlı olduğu, gümrük sahası dışında bulunan sanığın aracında gümrük görevlileri tarafından yapılmış olan arama hukuka aykırı olup ele geçen delillerin yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla, kanunî unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi gereği, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken herhangi bir ayrım yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ...'nın davaya katılan olarak kabul edilip, vekalet ücretinin hangi kurum lehine verildiği anlaşılmayacak biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Gümrük İdaresi Vekili ve Sanık Müdafiin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy çokluğuyla değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 21.05.2024 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE İLE MUHALEFET Sanığın suç tarihinde Irak'tan Türkiye'ye sevk ve idaresindeki araçla gelirken gümrük sahasına girmeden yapılan arama neticesinde aracında suça konu kaçak eşyaların ele geçirilmesi karşısında, henüz gümrük sahasından geçmeyen sanığa beyanda bulunma imkanının tanınmaması nedeniyle suçun icra hareketlerinin gerçekleşmediği gibi 5607 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi gereğince kaçakçılık suçları ile ilgili yapılacak aramanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılacağı, 5607 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine göre de gümrük görevlilerinin arama yapma yetkisinin gümrük salonları ve gümrük kapıları ile sınırlı olduğu, gümrük sahası dışında bulunan sanığın aracında gümrük görevlileri tarafından yapılmış olan arama hukuka aykırı olup ele geçen delillerin yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla, kanunî unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesine dair bozma ilamına hükmedilmiştir. Sayın çoğunlukça verilen hükme katılmakla birlikte suç eşyalarının yasak delil olarak gerekçeye yazılmasına muhalifim. Şöyle ki; ceza hukukunda her şey delil olabilmektedir. Delillerin hükme esas alınıp alınamayacağı ise hakim takdirindedir. Hakim, delilleri değerlendirmesinde hukuka aykırı olduğuna da karar verebilir. Yasak delilden bahsedebilmek için iki hususun birisine uyması gerekmektedir. Birincisi delilin sadece sanığın ikrarından ibaret olması halinde bu ikrarın yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır. Sonuç olarak hukuka aykırı delilden söz edilebilir ise de, bu delilin gerekçe bölümünde yasak delil olarak kabul edilmesinde çoğunluk görüşüne muhalifim.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/1950, K. 2024/5647, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-1950-e-2024-5647-k-339959b10aa5