Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19449 E. 2024/9298 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19449
- Karar No
- 2024/9298
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/642 E., 2021/304 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri, alt sınırdan hüküm kurulmasının, cezanın ertelenmesinin, araç hakkında müsadere kararı verilmemesinin ve kaçak eşyanın tamamı hakkında müsadere kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tarihinde Gevaş Sulh Ceza Hakimliğinin 2013/255 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden sanığın sürücülüğünü yaptığı kamyonda gerçekleştirilen aramada 1880 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3/5-18-22. madddeleri uygulanırken ek savunma hakkı tanındığı belirlenmiştir. Sanık bozma öncesi savunmasında, kaçak sigaraları kendi ihtiyacı için aldığını beyan etmiş, bozma sonrasında ise kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini belirtmiştir. Sanığa bozma sonrası 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı hatalı belirtilmiş ise de; sanığın ödeme gücü olmadığını açıkça beyan etmiş olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ele geçen kaçak eşyanın tamamı hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümden eşya müsaderesine ilişkin fıkra çıkarılarak yerine ''Ele geçen kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.