Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19135 E. 2024/5722 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19135
Karar No
2024/5722
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1096 E., 2022/4674 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanığın beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin 22.01.2016 tarihli eylem nedeniyle hukuka aykırı biçimde sanığın beraatine karar verildiği gerekçesiyle sınırlandırıldığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk görevlilerinin ring görevi sırasında park halindeki, camları siyah ve içerisi görünmeyen ...plaka sayılı araç içerisinde bir şahsın oturduğunun görülmesi üzerine sanık araçtan indirilerek araçta ne olduğu sorulduğunda, sanığın araçta sigara olduğunu beyan etmesi sonucu, aracın arka bagaj kapısı açılarak yapılan aramada siyah poşetlerde bulunan kolilerde toplam 600 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın savunmasında, sigaraların kendisine ait olmadığını, ... isimli açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahsın yanına gelerek araca ihtiyacı olduğunu, karşılığında 250,00 TL vereceğini beyan etmesi üzerine ağabeyine ait aracı getirdiğini, bir kamyondan poşetler içinde kolilerin yüklendiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, ele geçen kaçak sigaralar miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üzerinde kabul edilerek, sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 22.01.2016 tarihli eylemle ilgili olarak yapılan incelemede, olayda suç üstü halinin söz konusu olmadığı ve eşyaların gözle görülebilir durumda olmadığı halde, arama yapılması için, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 119 uncu maddesi gereğince alınmış hakim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan durum nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama emri bulunmaksızın arama yapıldığı ve bu nedenle aramanın usulsüz olduğu, 5271 Sayılı Kanun'un "Delillerin ortaya konulması ve reddi" başlığını taşıyan 206 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile "Delilleri takdir yetkisi" başlığını taşıyan 217 inci maddesinin ikinci fıkrasında kanuna aykırı olarak elde edilen delillerin reddedileceği ve yüklenen suçun yalnızca hukuka uygun biçimde elde edilmiş deliller ile ispat edilebileceği, hukuka aykırı yöntemle elde edilen bu delilerin hükme esas alınmayacağı, sanığın, ısrarla suça konu eşyanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi ve ikrarının bulunmaması ile başkaca bir delil de olmaması karşısında bu eylemi nedeniyle sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın beraatine karar verilmiştir. Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni bulunmaması karşısında, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı belirlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19135, K. 2024/5722, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19135-e-2024-5722-k-4192ccaaca3b