Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19109 E. 2025/12408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19109
- Karar No
- 2025/12408
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1948 E., 2023/1423 K. SUÇ : 1219 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/372 E., 2022/224 K. sayılı kararı ile sanıkların, 1219 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/1948 E., 2023/1423 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraatine karar verilen sanığın müdafiin, kararın kesin olması gerektiği, bu nedenle kanun yolu ihtaratı kısmında kararın kesin olduğunun dercedilmesi gerektiği yönündeki itirazı temyiz istemi mahiyetinde kabul edilerek görüş bildirilmiş ise de sanık müdafiin isteminde temyiz iradesinin bulunmadığı belirlenerek katılanlar vekilinin istemleri çerçevesinde temyiz incelemesi yapılmıştır.
A. Temyiz Sebepleri Katılanlar vekilinin temyiz istemi, 1219 sayılı Kanun uyarınca uzman ünvanının kullanılabilmesi için uzmanlık diplomasının zorunlu olduğuna, tanık beyanlarına göre de sanık ...'nın uzman hekim olarak tanıtıldığı ve bu sıfatla çocuğun tedavisi ile ilgilendiğinin sabit olduğuna, aynı nedenle başhekim olan sanık ...'ın da diğer sanığı çalıştırdığının sabit olduğuna, nitekim İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçeyle isabetli olarak mahkûmiyet kararı verdiğine, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın tetkikinde, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra, 27.05.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 18/1. madde ile getirilen "Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapsalar dahi hekimlik mesleğinin icrası kapsamındaki tıbbi işlem ve uygulamaları nedeniyle yapılan soruşturmalar için soruşturma izni alınması gerektiğinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesindeki "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.", şeklindeki düzenlemeye göre tabip olan sanıklar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca soruşturma izni istenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2022/1948 E., 2023/1423 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.