Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18523 E. 2025/12786 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18523
Karar No
2025/12786
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/532 E., 2022/3012 K. SUÇ : 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

Hükmolunan cezaların nevi ve miktarına göre, duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararı ile 5799 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanıkların neticeten ayrı ayrı 7'şer yıl 6'şar ay hapis ve 50.000,00 'er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Kararın sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Mahkûmiyet kararının somut gerçeklik ile örtüşmediğine, mahkûmiyet kararı verilebilmesi için somut delil mevcut olmadığına, alınan yağlar içerisinde GDO mevcut olduğunun ilk başta sanık tarafından bilinmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğuna, bilse ürünleri almayacağını samimi bir şekilde beyan ettiğine, satıcı firma ile bir iletişim kopukluğu olduğuna, asla GDO' lu ürün sipariş edilmediğine, fatura ve irsaliyelerin, ürünlerin gönderilmesinden sonra şirkete ulaştığına, yağların GDO'lu olduğu yağlardan sonra gelen irsaliyelerden öğrenildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık tarafından satıcı firma ile iletişime geçilip ürünlerin iade edilmesi istendiğine ancak kendisine bunun mümkün olmadığının belirtildiğine, suç işleme kastının bulunmadığına, ürünlerin GDO 'lu olduklarını öğrendikten sonra gerekli izin belgesinin edinildiğine ve ürünlerin satışının yapıldığına, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da GDO' lu ürünlerin firmada kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiğine, şüphenin var olduğu yerde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmeyi gerektirir bir durum bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının gerekçesinin yerinde olmadığına, sanık tarafından pişmanlığın dile getirildiğine, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kurumlara yardımcı olduğuna, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak verilen mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğine, anılan kararı kabul etmediklerine, mahkûmiyet kararının somut delile dayanmadan ve yeterince araştırma yapılmadan verildiğine, sanığın, şirket yetkilisi olan şahsın eşi olduğuna, kendisi tarafından atılı suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına, GDO'lu ürünlerin satış ya da kullanımının izne tabi olduğunun öğrenilmesi sonrasında yapılan müracaat ile gerekli izinlerin alındığına, hiç bir zaman GDO'lu ürün imalatı ya da satışının yapılmadığına, ürünlerin GDO'lu olduklarının bilinmediğine ve öğrenmesi sonrasında gerekli izinlerin edinildiğine, emsal olarak sunulan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararının dikkate alınması gerektiğine, sanık tarafından pişmanlığın dile getirilmesi, suç işleme kastının olmadığının beyan edilmesi ve aşamalarda kurumlara yardımcı olduğunun görülmesi nedeniyle hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, belirtilen nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihlerinin 11.07.20 16... .07.2016 olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında 09.06.2017 olarak gösterilmesinin, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği,

yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18523, K. 2025/12786, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18523-e-2025-12786-k-5ec0b6731d42