Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18483 E. 2025/11371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18483
- Karar No
- 2025/11371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/59 E., 2023/1111 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/667 Esas, 2022/774 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üstü tehdit 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 82/2-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/59 Esas,
2023/1111 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında üstü tehdit suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 82/1-2. cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; sanıkta suç işleme kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanarak sanığın beraat etmesi gerektiğine, etkin soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının göz önünde bulundurulması, hak ve yükümlülükler bakımından davanın tarafları arasında eşitliğin ve dengenin sağlanması gerektiğine, suçlarda ve cezalarda kanunilik ilkesinin geçerli olduğuna, tek ve belirleyici delilin beyan delili olması durumunda bu beyanın doğruluğunun ve güvenilirliğinin duruşmada beyanda bulunan kişiyi sorgulayarak ortaya konulmaksızın hüküm tesis edilmesinin adil yargılanma hakkını zedeleyeceğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın silahını tam dolduruşa getirerek katılana doğrultmak suretiyle gerçekleşen eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.