Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18347 E. 2025/12490 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18347
- Karar No
- 2025/12490
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/941 E., 2022/927 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay (kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/31556 Esas, 2021/6666 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracıyla ilgili iade kararının onanarak kesinleştiği, Mahkemece de 13.06.2022 tarihli hükümde bu nedenle araç hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, eksik hususun infaz aşamasında gözetilebileceği göz önüne alındığında tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi hususu bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108. maddelerinde "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı Kanun'un adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106. maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendinde yer alan "cezanın" ifadesinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.
(K.D) KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, katılan idare vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/11 yollamasıyla 3/5-10,22, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 52/2, 58 inci maddeleri uyarınca, 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme, hükmün 8 inci parağrafında hapis cezası yerine “CEZANIN MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAJ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE” karar vermiş, birden çok tekerrüre esas olan ilam olmasına karşın hangi ilamın tekerrüre esas alındığı belirtilmemiş ve aleyhe olarak da katılan idare vekili temyiz etmiştir.
1412 sayılı CMUK.nun 322 nci maddesinde temyiz incelemesi sırasında Yargıtay tarafından düzeltme nedenleri sınırlı olarak sayılmış, bu düzeltme nedenleri arasında CEZANIN MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAJ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE ve tekerrüre esas alınan ilamın düzeltme düzenlemesine yer vermemesi karşısında, hükmün, ceza dairesince düzeltilemeyecek olması nedeniyle bozulmasına karar verilmemesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.23.09.2025