Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1814 E. 2024/6253 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1814
- Karar No
- 2024/6253
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1502 E., 2021/2414 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, nakil aracının müsaderesine, Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî bozma Katılan ... vekili ve sanık ...'un, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını temyizine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve itirazların da mahallinde merciince incelenerek gereğinin yerine getirildiği; ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran vekâlet ücreti nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olması ve re'sen nedenler ile hükmün bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Katılan ... Vekili ve Sanık ...'un Temyizi Yönünden Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği, temyizinin mümkün olmadığı, katılan vekili ve sanık ...'un itirazının da mahallinde merciince incelenerek gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, bu karar yönünden dava dosyasının incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan ... Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden Sanık ...'nın sorumlu müdürü olduğu ... isimli petrol istasyonunda ihbar üzerine yapılan kontrollerde sanık ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı kamyon kasasında bulunan tanktan istasyonun yeraltı tankına yakıt boşaltıldığının tespiti üzerine toplam 5260 litre solvent-yağ karışımı kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık ... ... savunmalarında; ...'un ... istasyonunu çalıştırmak üzere sorumluluğunu kendisine verdiğini, olay günü Afyon'da olduğunu beyan ederek atılı suçu inkar etmiştir. 28.03.2013 tarihli TÜBİTAK-MAM raporunda ele geçen akaryakıtın solvent ve yağ karışımı olduğu bildirilmiştir. Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarında ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerinin hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık ...'ya mahkemece tebligat ile yapılan ihtarda her ne kadar gümrüklenmiş değerin iki katını ödediği takdirde cezasında "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmiş ise de; sanığın 05.10.2021 tarihli mahkemede ki savunmasında; ödeyecek durumu olmadığını açık olarak beyan etmesi karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Katılan ... yerine suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı lehine vekâlet ücretine karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR A. Katılan ... Vekili ve Sanık ...'un Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizinin mümkün olmadığı ve kanun yolu incelemesinin itiraz merciince tamamlandığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ... Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden Katılan ... vekilinin temyizinin münhasıran vekâlet ücretine ilişkin olduğu gözetilerek anılan kurum yönünden sınırlı inceleme yapılmıştır. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden vekâlet ücreti verilmesine ilişkin fıkrada yer alan "Tarım ve Orman Bakanlığı" ibaresinin "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.