Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17592 E. 2026/3483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17592
- Karar No
- 2026/3483
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1809 E., 2022/1682 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraatsavcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk derece Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli kararı ile; sanık ...'in atılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B.İstinaf İlk derece mahkemesinin kararının sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli kararı ile; ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, sanık ...'in atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanığın beraatine, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri a.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
b.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içinde bulunan 05.12.2018 tarihli Kaçak Olay Tespit ve Muhafaza Altına Alma Tutanağında; istihbari bilgi üzerine takibe alınan, Ukrayna ülkesinden uçakla ... gelen, hakkında beraat hükmü kesinleşen sanık ... ... ile hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...’ın yanlarında bir adet valiz, bir adet el bagajı ile bir adet sırt çantası bulunduğu, sanıkların yanlarındaki bir adet valiz ile el bagajı olmadan yeşil hattı geçip, bir adet el çantası ile taksiye binecekleri sırada müdahale edildiğinde, sanık ...’e ait el çantasındaki 12 karton kaçak elektronik sigara tütünü ele geçirildiği, diğer el bagajları sorulduğunda sanık ...’in ... Yolcu Salonu içerisindeki cep ambarında olduğunu söylemesi üzerine, sanık ...’in ... memuru olarak görev yaptığı cep ambarı içerisinde ayrı bir bölümde görülen valiz ile el çantası kontrol edildiğinde, içerisindeki 66 karton elektronik sigara tütünü olmak üzere toplamda 78 karton elektronik sigara tütünü ele geçilen olayda; sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında, ... ambar memuru olarak görev yaptığını, bir aile dostunun cep telefonu numarasını sanık ...’e verdiğini, sanık ...’in bir kez kendisini telefonla aradığını, kabin valizi ile yanına gelen ve tuvalet ihtiyacı için gidip, döneceğini söyleyerek valizini cep ambarının giriş bölümüne bıraktığını, kendisinin hemen dönüp valizini alması gerektiğini söylediğini, bu nedenle bagajları cep ambarına kayıt etmediğini ve belge düzenlemediğini, suça konu kaçak eşyalar ile ilgisinin bulunmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ... aşamalardaki savunmasında, diğer sanık ... ile yurt dışından hava limanına geldiklerinde, yanındaki valiz ve sırt çantası ile lavaboya gideceğini söyleyip sanık ...'in yanından ayrıldığını, yakalanacağı korkusu ile valizini havalimanı içindeki cep ambarına bıraktığını, görevli olan sanık ...'ın belge düzenlemediğini, kısa süre içinde valizi geri almasını istediğini, ele geçirilen kaçak eşyanın kendisine ait olduğunu, diğer sanık ... de savunmasında suça konu eşyaların kendisine ait olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; suça konu kaçak eşyanın cep ambarına bırakılmaması gereken eşyalardan olmasına rağmen, Atatürk Hava Limanı yolcu salonu cep ambarında, tecrübeli bir ambar memuru olarak görev yapan sanık ...'ın, eşyaları teslim alması karşılığında herhangi bir belge düzenlememesi, valizi ambarın içerisine almadığını, giriş kısmına bırakıldığını beyan etmesine rağmen, olay tutanağına göre, suça konu eşyanın bulunduğu valizin ... cep ambarı içerisinde bulunan ayrı bir bölümde bulunması, olayın gelişimine göre miktar itibarıyla ticari kasıtla getirildiği hususunda duraksama bulunmayan suça konu eşyanın bir kısmının gümrüklü sahadan çıkartılmış olması ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde müsnet suçu işleyen sanık ...'in sübut bulan eyleminden ötürü, mahkûmiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2021/1809 Esas, 2022/1682 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.