Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17526 E. 2024/4669 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17526
Karar No
2024/4669
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/559 E., 2023/756 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; suça konu eşyanın ele geçirildiği araçla ilgisinin bulunmadığına, yalnızca bölgede olduğundan hakkında tutanak tutulduğuna, re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 4 üncü Hudut Bölüğü Şehit Çavuş Murat Özeker Hudut Karakolu sorumluluk sahasında 239 - 240 numaralı hudut taşları arasında 1 inci derece askeri yasak bölgede, Suriye istikametinden Türkiye istikametine doğru yasadışı yollarla malzeme taşıdığı görülen ... plakalı araca müdahale edildiğinde, sanık 59 adet çuval içerisinde toplam 2.950 kg toz şeker ile yakalanmıştır. Suça konu eşyanın, Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği ve Türk Gıda Kodeksi Etiket Yönetmeliğine uygun olmadığı, Türkçe ibarelerin bulunmadığı, izinsiz ve kaçak olarak yurda sokulan yurtdışı menşeili şekerler olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının kayden malikinin kovuşturma aşamasında dinlendiği ve aracı haricen sattığını beyan ettiği, yine sanığın alınan savunmalarında aracın kendine ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Suçta kullanılan nakil aracında taşınan eşyanın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu bilirkişi raporuyla sabittir. Bozma ilamları öncesinde sanık savunmalarında, Suriyeli bir şahıstan, sınırdan yakalanan şekerleri aldığını, aracına yüklediği sırada yakalandığını, pişman olduğunu beyan etmiş, bozma ilamları sonrasında savunmasında ise, suça konu eşya ve araçla ilgisinin bulunmadığını beyan ederek atılı suçu reddederek gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeme gücünün olmadığını ifade etmiştir. Sanığa etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun olarak ihtaratın yapıldığı görülmüştür. KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif değer" aralığında kabul edildiği anlaşılmıştır. 1. Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen gümrük kaçağı eşyanın yakalanış şekli, ticari miktar ve mahiyette olduğu, sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında hapis cezasından çevrili adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 9 numaralı bendinde yer alan " ve hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/17526, K. 2024/4669, T. 30.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-17526-e-2024-4669-k-8d03824a1984