Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16589 E. 2025/12346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16589
Karar No
2025/12346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1462 E., 2022/1928 K. SUÇ : 1219 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kîsmi ret, kîsmi bozma

Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Sağlık Bakanlığı'nın hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/29 E., 2021/399 K sayılı kararı ile sanığın 3359 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/1462 E., 2022/1928 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın kazanılmış hakkı korunarak cezasının hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın işyerinde yalnızca bir takım alet ve broşürlerin bulunduğuna, bunların bulunmasının tek başına tedavi uygulandığını göstermeyeceğine, sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Şikâyetçi Sağlık Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Yargılama konusu suç yönünden, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma hakkı ve 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığı cihetle, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

2. Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde, sanık hakkında benzer fiili nedeniyle derdest olan İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/202 Esas sayılı dosyasının bulunduğu gerekçesiyle her iki dosya birlikte değerlendirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması yönünde görüş bildirilmiş ise de UYAP'tan yapılan incelemede, İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/202 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği belirlendiğinden, tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR A. Şikâyetçi Sağlık Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (B.1) madde başlığı altında açıklanan nedenle suçtan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 12.10.2022 tarihli ve 2021/1462 E., 2022/1928 K. sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 1219 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 13.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/16589, K. 2025/12346, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-16589-e-2025-12346-k-33a501ce4af8