Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14908 E. 2025/3294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14908
- Karar No
- 2025/3294
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N AB O Z M A HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4024 Değişik iş KABAHATLİ : Set Raf San. ve Tic. Ltd. Şti. KABAHAT :1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3/3. maddesine aykırılık eyleminden kabahatli Set Raf San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 14.111,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2021 tarihli ve 2021/1522 idari yaptırım defter, 2021/1863 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulüne ve anılan idari para cezasının 7.026,00 Türk Lirası yönünden kaldırılmasına, 7.085,00 Türk Lirası yönünden ise başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/104 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/4024 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61559 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61559 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...17/10/2020 tarihli ve 20341200EX310312 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 29.064,02 EURO tutarındaki bedelin tamamını 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari para cezası kesinleşinceye kadar yurda getirdiğinden bahisle başvurunun, düzenlenen idari para cezasının yurda getirilmesi gereken miktarın yüzde ikibuçuğundan fazla olduğundan bahisle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz" şeklindeki, İhracat Genelgesinin 4/1. maddesinde, "(1) 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiili ihracatı gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 180 gün azami süre olup bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilmesi esastır" şeklinde yer alan düzenlemelere nazara alındığında, Kabahatli vekili tarafından dosyaya sunulan Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'nin 23/09/2021 tarihli ve 110474 sayılı ihracat kabul belgesine göre 29.064,02 EURO'nun en son 21/04/2021 tarihinde yurda getirilmesi gerektiği, kabahatlinin başvurusunda ise dilekçesine eklediği A212124377 işlem referans numaralı makbuza dayanarak 14/01/2021 tarihinde ihracat bedelinin yurda süresinde getirdiğini beyan ettiği; yapılan inceleme sonunda da dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla söz konusu makbuzun fatura ile ilişkilendirilmediği ve ihracat kabul belgesinde hesap geçiş tarihinin de belirtilmediğinden bahisle bedelin yurda geç getirildiğine yönelik bildirilen kanaat uyarınca karar verildiği anlaşılmakla; ihracat kabul belgesinin geç düzenlenmesinin ve söz konusu belgede hesap geçiş tarihinin belirtilmemesinin, anılan belgeyi düzenlemek kabahatlinin görev ve yetkisinde olmadığından kabahatli aleyhine değerlendirilemeyeceği gözetilerek, ilgili bankadan söz konusu makbuzun ihracat beyannamesine konu bedel olup olmadığı sorularak ve makbuza konu bedelin hangi tarihte yurda getirildiği açık ve net bir şekilde tespit edildikten hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/4024 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.